Ankara’da düzenlenen ‘Sosyal Hizmetler ve Bakım Hizmetlerinin Sunulmasında Sosyal Kooperatifler Çalıştayı’na, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Çalıştay, sosyal kooperatiflerin mevcut durumu, fırsatları ve gelecekteki yönelimleri üzerine yoğunlaştı.

Bakan Göktaş, sosyal kooperatifçiliği “sağlam kurumsal zemine taşıma” hedefini yineledi ve şu sözlerle konuşmasını sürdürdü: “Dünya hızlı bir değişim sürecinden geçiyor. Nüfus yapıları dönüşüyor, kentleşme artıyor, aile yapısı farklılaşıyor ve bakım ihtiyacı her geçen gün daha da büyüyor.” Devlet, yerel tecrübe, kadın emeği, sivil inisiyatif ve toplumsal dayanışmanın aynı masada buluşması gerektiğini belirtti.
İtalya, Fransa, Belçika ve Güney Kore gibi ülkelerde sosyal kooperatiflerin yerel kalkınmayı destekleyen ve toplumsal faydayı artıran modeller olduğu, yaşlı bakımından engelli hizmetlerine, okul öncesi eğitimden evde bakıma kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığı örneklerle anlatıldı.
Türkiye’deki örnekler arasında Mersin Umut Kooperatifi, AYKA Yaşlı Bakım Kooperatifi ve Tomurcuk Kooperatifinin başarılı uygulamaları vurgulandı. Bu kooperatifler, bireyin onurunu, özerkliğini ve yeteneklerini destekleyerek yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlıyor.
‘KAPASİTENİN ARTIRILMASI ÇALIŞMALARINI HIZLANDIRDIK’ diyerek, Bakan Göktaş, iyi örneklerin çoğaltılması ve sağlam bir mevzuat altyapısıyla kalıcı kılınmasının önemine değindi. “Sosyal kooperatiflerle amacımız, ailelerin, kadınların, çocukların, yaşlıların ve engelli bireylerin iyi olma halini güçlendirmek.” ifadesiyle hedefleri özetledi.
2025 “Aile Yılı” kapsamında, 81 ilde 3.099 kuruluş ve 87 binden fazla çocuğun kreş ve gündüz bakımevi hizmetlerinden faydalandığı belirtildi. Kamu çalışanlarının çocuk bakımına erişimini kolaylaştırmak için kreş kapasitesinin artırılması, büyük konut projelerinde gündüz bakımevi zorunluluğu getirilmesi gibi somut adımların hayata geçirildiği vurgulandı.
‘UYGULAMALARI KÜRESEL ÖLÇEKTE GÖRÜNÜR KILACAĞIZ’ diyerek, Türkiye’nin sosyal kooperatif modeliyle uluslararası alanda da tanınmayı hedeflediği bildirildi. Birleşmiş Milletler’in 2025 Uluslararası Kooperatifler Yılı’nda Türkiye’nin deneyim ve uygulamalarını küresel ölçekte sergileyeceği, kadın istihdamını artırarak aileleri güçlendireceği ve bakım ekonomisinde yeni bir başarı hikayesi yazacağı öngörülüyor.
“Bugün atacağımız adımlar, geleceğe miras olarak bırakacağımız yeni bir sosyal hizmet kültürünü inşa etmektir.” ifadesiyle uzun vadeli bir perspektif çizildi.
Göktaş, sosyal kooperatiflerin sadece bir hizmet modeli değil, aynı zamanda toplumsal dayanışma ve ekonomik kalkınma aracısı olduğunu vurgulayarak, önümüzdeki beş ila on yıl içinde kooperatif sayısının iki katına çıkmasını, istihdamın %30 oranında artmasını ve ailelerin bakım maliyetlerinde %20 azalma hedeflerini açıkladı. Ayrıca, yerel yönetimlerle ortak projeler geliştirilerek, kırsal kesimdeki ailelerin de bu modelden faydalanması planlanıyor.
Bu kapsamda, “Sosyal kooperatifler, yalnız bırakılmayan bir sosyal hizmet ekosistemi kurmanın anahtarıdır.” denilerek, tüm paydaşların katkısının kritik olduğu bir çağrı yapıldı.