
Ali Dönmez, perlatörlü bataryaların havayla suyu karıştırıp püskürtme yöntemi sayesinde dakikada maksimum 5 litre su harcadığını, eski tip perlatörsüz bataryaların ise ortalama 10‑15 litre su tükettiğini açıkladı. Bu fark, yüzde 50’nin üzerinde su tasarrufu anlamına geliyor. Dönmez, “Suyumuzu korumak zorundayız; gelecek nesillere temiz su bırakmak hepimizin sorumluluğudur” diyerek, perlatörlü bataryaların çevresel önemine değindi.

Geçtiğimiz yaz aylarında Türkiye genelinde yaşanan şiddetli kuraklık ve baraj seviyelerinin düşmesi, vatandaşları evlerinde su tüketimini azaltmaya yönlendirdi. Dönmez, “Özellikle büyük şehirlerdeki apartmanlar ve yeni konut projelerinde perlatörler standart hâle gelmiştir” derken, eski konutlarda bu ekipmanın eksik olduğuna dikkat çekti. Ancak vatandaşların bilinçlenmesiyle, perlatörleri kendileri temin edip taktırdıkları ve bu sayede su faturalarında gözle görülür azalma yaşandığı bildirildi.
İTO’nun verilerine göre, perlatörlü bataryaların satışında %50‑60 oranında bir artış gözlemleniyor. Dönmez, “Perlatörler, tüm su bataryalarının ağzına uyum sağlayacak şekilde standartlaştırıldı; bu da tüketicilerin internet sitelerinden ya da yapı marketlerden kolayca temin edebilmesini sağlıyor” şeklinde konuştu. Kaliteli ve dayanıklı perlatör seçiminde marka ve ürün kalitesine önem verilmesi, uzun vadede su tasarrufu ve ekonomik fayda sağlayacak.
Ali Dönmez, perlatörlü bataryaların yalnızca su tasarrufu değil, aynı zamanda su faturalarına da olumlu yansıma yaptığına işaret ederek, “Bu trendin devam etmesini bekliyoruz; sektörümüz bu talebi karşılamak için üretim kapasitesini artıracak” dedi. Ayrıca, çevre bilincinin artması ve kamu binalarında zorunlu kullanım gibi politikaların da perlatör pazarını destekleyeceği vurgulandı.
Perlatörlü bataryalar, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi açısından kritik bir araç hâline gelmiştir. Uzmanlar, evlerdeki tüm musluklara bu aparatlar takılarak hem su tüketiminin azaltılabileceğini hem de uzun vadede faturaların düşeceğini belirtiyor. Vatandaşların bu konuda bilinçlenmesi, devletin ve yerel yönetimlerin destekleyici politikalarıyla birleştiğinde, ülke genelinde su tasarrufu hedeflerine ulaşmak çok daha mümkün hâle gelecektir.