
Sudan’ın en yetkili askeri lideri Abdulfettah el‑Burhan, 25 Aralık’ta Ankara’ya davet edildi. Ziyaret, iki ülke arasındaki savunma, ekonomik ve insani işbirliğinin güçlendirilmesi amacıyla gerçekleşti. El‑Burhan, resmi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Büyük Türkiye Cumhuriyeti’ni ziyaret etmekten büyük mutluluk duydum” ifadelerini kullandı.
“Sudan hükümeti ve halkı adına, Sudan’ın güvenliği, birliği ve istikrarına gösterdiğiniz kararlı destek için Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, hükümetine ve Türk halkına şükran ve takdirlerimi sunarım. Allah’tan sizlere daimi ilerleme ve başarılar diliyorum.” şeklinde teşekkür etti.
Bu sözler, Türkiye’nin Sudan’a sağladığı askeri eğitim, altyapı projeleri ve insani yardım paketlerinin bir kez daha altını çizmektedir. Geçtiğimiz yıllarda, Ankara’nın Sudan’a yönelik ekonomik destek paketleri, tarım ve sağlık sektörlerinde ortak projeler ve güvenlik alanındaki teknik danışmanlıkları, iki ülke arasındaki bağları derinleştirmişti.
El‑Burhan’ın ziyaretinde, iki taraflı bir iş görüşmesi, askeri bir tören ve kültürel bir etkinlik de yer aldı. Görüşmede, Sudan’ın yeniden inşa sürecinde Türkiye’nin deneyim ve kaynaklarından nasıl daha fazla yararlanabileceği tartışıldı. Ayrıca, iki ülkenin bölgesel güvenlik konularında ortak bir duruş sergilemesi gerektiği vurgulandı.

Türkiye‑Sudan ilişkileri, özellikle 2023‑2024 yıllarında artan bir ivme kazanmıştı. Ankara, Sudan’ın iç güvenlik sorunlarıyla mücadele etmesine destek olurken, aynı zamanda Sudan’ın enerji ve altyapı ihtiyaçlarına yatırım yapmayı sürdürdü. El‑Burhan’ın bu ziyareti, bu stratejik ortaklığın devam edeceğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Uzmanlar, bu tür yüksek düzey ziyaretlerin, iki ülke arasındaki ticaret hacmini artıracağını ve bölgedeki istikrarı olumlu yönde etkileyeceğini belirtiyor. Sudan’ın 2024 yılı ekonomik prognozları, Türkiye ile yapılan yeni anlaşmalar sayesinde iyileşme sinyalleri veriyor.
Sonuç olarak, el‑Burhan’ın “teşekkür ve takdir” mesajı, sadece bir diplomatik nezaket ifadesi olmaktan çıkıp, gelecekteki işbirliklerinin teminatı niteliğinde görülüyor. İki ülke arasındaki bağların güçlenmesi, hem bölgesel hem de uluslararası arenada daha sağlam bir ortaklık yaratacak gibi görünüyor.