2011’den bu yana Suriye iç savaşı nedeniyle Türkiye, geçici koruma statüsü çerçevesinde 2,37 milyon insanı barındırdı. “Gönüllü geri dönüş” ilkesiyle, Suriyelilerin güvenli bir ortamda ülkesine dönmeleri teşvik edildi, ancak geri dönüş sayısı yıllar içinde durakladı. 8 Aralık 2024 tarihinden itibaren bir yılda yaklaşık 600 bin Suriyeli Türkiye’den dönüş yaptı; geri kalan nüfus hâlâ büyük bir toplumsal ve ekonomik yük oluşturuyor.

2024 yılının sonuna doğru yürürlüğe giren değişiklikle, geçici koruma altında olan Suriyelilere sunulan ücretsiz sağlık hizmeti kaldırıldı. Artık sağlık hizmetlerinden yararlanmak isteyenlerin katkı payı ödemesi zorunlu. Hükümet, bu adımın “geri dönüş kararlarını hızlandıracağı” görüşünü güvenlik kaynaklarından alıyor. “Sağlık harcamalarının paylaşımlı olması, uzun vadeli entegrasyon maliyetlerini de azaltacaktır” diye açıklama yapan bir bakanlık yetkilisi, politikanın mali sürdürülebilirliğe hizmet ettiğini vurguladı.
Erdoğan’ın devreye girmesiyle, geçici koruma statüsü tek seferde kaldırılmayacak. Bunun yerine kademeli bir geçiş süreci uygulanacak. Statüsü sona eren Suriyelilerin Türkiye’de kalabilmesi için ikamet izni almaları şart koşulacak. İkamet izni başvurularında aranan kriterler arasında:
– Düzenli ve belgelenebilir bir iş
– Kendi adınıza kayıtlı konut veya geçerli kira sözleşmesi
– Sağlık sigortası
– Yeterli maddi teminat bulunuyor. Şartları sağlayamayanlar kaçak statüsüne düşecek ve ülkelerine geri gönderilecek.
Yeni düzenleme çerçevesinde, BM’den sağlanan fonlar da geri dönüş sürecine entegre edilecek. Geri dönmek isteyen Suriyelilere yol masrafları ve geçici maddi destek sağlanacak. Bu destek, özellikle güvenli bölgelere dönüş yapacak olanların ekonomik kayıplarını azaltmayı hedefliyor.
Kararın duyurulmasının ardından, sivil toplum örgütleri ve uluslararası gözlemciler çeşitli eleştiriler yöneltti. “Sağlık hizmetlerinden ücretsiz erişimin kaldırılması, temel insan haklarına aykırı bir adım” diyen bir STK temsilcisi, politikaların insani boyutunun göz ardı edildiğini savundu. Öte yandan, bazı muhalefet partileri, güvenlik ve ekonomik yükün azaltılması gerektiği yönünde Erdoğan’ı destekleyen açıklamalarda bulundu.
Uzmanlar, yeni düzenlemelerin gerçekleşme sürecinin uzun ve titiz bir denetim gerektireceğini belirtiyor. İkamet izni kriterlerinin sıkı olması, dönüşleri hızlandırabilir; ancak aynı zamanda yasal kaçak nüfusun artmasına da yol açabilir. Hükümetin, sosyal hizmetlerin yeniden yapılandırılması ve entegrasyon programlarının genişletilmesiyle sürecin dengeye oturması bekleniyor.