
World‑wide gastronomic community’s votes were gathered over a six‑month period, and the results were processed by TasteAtlas’s editorial team to create a ranking that reflects both traditional popularity and modern culinary trends. Anticuchos de Corazón from Peru claimed the top spot, delighting tasters with its fiery blend of aji panca, garlic and cumin that marinates beef heart before being grilled on skewers.
Bu yemek, İnka İmparatorluğu’na kadar uzanan bir geçmişe sahip ve hâlâ sokak satıcılarının menülerinin vazgeçilmezi. Etin kalp kısmı, ince dilimlenip baharatlı sosla buluşarak, hem protein hem de demir açısından zengin bir deneyim sunuyor.
İkinci sırada yer alan Kokoretsi, Yunan mutfağının klasik bir örneği; burada bağırsakların içinde sadece uykuluk değil, karaciğer, akciğer, böbrek ve kalp gibi çeşitli sakatatlar da bulunuyor. Türkiye’deki Kokoreç ise daha sade bir tarifle, genellikle sadece kuzu bağırsağı ve uykuluk kullanılarak hazırlanıyor ve altıncı sırada yer alıyor.
Edirne mutfağının tescilli lezzeti Ciğer Sarma, listenin beşinci sırasında yer alarak Kokoreç’i geride bıraktı. Kuzu ciğeri, aromatik pirinç ve özenle seçilmiş baharatların kuzu gömleği içine sarılması ve ardından fırınlanmasıyla elde edilen bu yemek, hem görsel hem de damak zevki açısından eşsiz bir deneyim sunuyor.

Üçüncü sırada Meksika’nın Tacos de Lengua yer alıyor; uzun süren pişirme sürecinden sonra yumuşacık dana dili, soğan ve kişniş eşliğinde servis ediliyor. Dördüncü sırada ise Peru’nun Picante a la Tacneña adlı yoğun kıvamlı yahniği bulunuyor; bu yemek işkembe, sığır eti ve kurutulmuş biberlerin yerel sebzelerle harmanlanmasıyla hazırlanıyor.
Listenin yedinci, sekizinci ve dokuzuncu sıralarında yer alan yemekler arasında Hindistan’ın Rogan Josh ve Güney Kore’nin Gopchang gibi farklı kültürlerden gelen sakatat temelli yemekler bulunuyor. TasteAtlas, bu sıralamayı oluştururken sadece kullanıcı oylamalarını değil, aynı zamanda tariflerin tarihsel kökenlerini, bölgesel yaygınlıklarını ve gastronomik etkilerini de değerlendirdi.
Türkiye’nin iki sakatat yemeğiyle ilk 10’da yer alması, ülkenin zengin mutfak mirasının uluslararası platformda tanınmasına önemli bir katkı sağladı. Uzmanlar, bu tür listelerin yerel üreticileri ve restoranları teşvik edeceğini, ayrıca genç şeflerin sakatat kültürünü modern dokunuşlarla yeniden yorumlamasına ilham vereceğini belirtiyor.