Anutin Charnvirakov, sabah saatlerinde yayımlanan resmi bir bildiride, dün Temsilciler Meclisinin feshi için hazırlanan kararname taslağını Kral Maha Vajiralongkorn’un onayına sunduğunu ve kralın aynı gün kararnamesini onayladığını duyurdu.

Bu gelişme, Tayland tarihindeki nadir erken seçim öncesi parlamento feshi örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Kralın onayladığı kraliyet kararnamesi, Eylül 2025’te kurulan azınlık koalisyon hükümetinin çoğunluğa sahip olmadığını, ülkenin ekonomik belirsizlikler, ABD ile ticari sürtüşmeler, ve Tayland‑Kamboçya sınırındaki çatışmalar nedeniyle istikrar kaybına uğradığını belirtti. Kararname, bu koşulların “hükümetin işlevselliğini ciddi şekilde zayıflattığını” vurguladı.
Karar sonrası sosyal medyada yaptığı açıklamada “Gücü halka iade ediyorum” diyen Charnvirakov, artan askeri gerilim ve halkın öfkesiyle yüzleştiğini belirtti. Son üç yılda dördüncü kez başbakanlığa gelen lider, bu sözlerle hem parlamenter demokrasiye dönüşü hem de güç dengesini yeniden kurma niyetini işaret etti.
Parlamento feshi, Kamboçya sınırında 4 gündür süren ve 22 kişinin yaşamını yitirdiği çatışmaların ortasında gerçekleşti. Charnvirakov, “Parlamento feshi sınırdaki askeri operasyonları etkilemeyecek” diyerek, güvenlik birimlerinin mevcut görevlerine devam edeceğini vurguladı.
2014 askeri darbesinin ardından uzun yıllar başbakanlık yapan Prayut Chan‑ocha, 2023 seçimleri sonrasında koltuğunu Srettha Thavisin‘e devretti. Thavisin, sadece yedi ay sonra Anayasa Mahkemesi kararıyla görevden alındı. Ardından eski başbakan Thaksin Shinawatra‘nın kızı Paetongtarn Shinawatra kısa bir süre başbakanlık yaptı; ancak Mayıs ayında Kamboçya lideri Hun Sen ile yaptığı telefon görüşmesinin sızması, koalisyon ortakları ve muhalefetin sert tepkileriyle görevden uzaklaştırıldı.
Bu dalgalı süreç, Anutin Charnvirakov’un Eylül 2025’te koalisyon oylamasıyla başbakanlığa oturmasıyla sona erdi.
İç muhalefet partileri, parlamentonun feshedilmesini “demokrasiye darbe” olarak nitelendirirken, insan hakları örgütleri seçim sürecinin şeffaf ve bağımsız yürütülmesini talep etti. ABD ve AB temsilcileri ise “stabil bir seçim ortamının bölgesel güvenlik açısından kritik” olduğunu belirttiler.
Yasalar çerçevesinde erken seçimler, Ocak‑Şubat 2026 döneminde yapılacak. Geçici hükümet, seçim organizasyonunu denetleyecek ve seçim komisyonu, oy sayım prosedürlerini uluslararası gözlemcilerle birlikte yürütmek üzere hazırlıklarını sürdürecek.
Bu süreç, Tayland’ın uzun süredir devam eden siyasi istikrarsızlığını kırma ve ekonomik reformları hayata geçirme şansını da beraberinde getiriyor.