TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı raporu “başarıyla, kapsamlı bir şekilde ortaya koyacağız” diyerek taahhüt etti. Başkan, “Birkaç siyasi parti ve isteyen birkaç Komisyon üyesi milletvekili raporunu verdi. Bunları toparladıktan sonra, en kısa sürede büyük bir çoğunlukla ittifak içinde ortak bir rapor ortaya çıkmasını umuyorum” şeklinde konuştu.
Kurtulmuş, TBMM Başkanlık Divanı Toplantı Salonu’nda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki eski milletvekillerini kabul etti. Kabûl sırasında, bölgedeki uzun yıllara dayanan siyasi deneyimin barış sürecine katkı sağlayacağını vurguladı.
“Bu ziyaretiniz, tarihi bir dönüm noktasında moral ve güç kaynağıdır” diyerek konuşmasını sürdürdü.
Kurtulmuş, terörün bölgeye ve ülkeye getirdiği maddi ve manevi kayıpları hatırlatarak, 2013 yılında yapılan bir çalışmada terörün maliyetinin 1,2 trilyon dolar olduğunu belirtti. “Bugün bu rakamın 2,5‑3 katı daha yüksek olabilirdi” diye ekledi.
Geçmişteki çözüm girişimlerinin dış ve iç sabotajlar nedeniyle yarıda kaldığını, Turgut Özal, Necmettin Erbakan ve Süleyman Demirel dönemlerinin de benzer zorluklarla karşılaştığını hatırlattı. AK Parti iktidarı döneminde “çözüm süreci”nin neredeyse başarılı olacağına dair bir umut vardı; ancak yine provokatörlerin müdahalesiyle sürecin akamete uğradığını ifade etti.
Komisyon, 19 toplantıda çok geniş bir kesimi bir araya getirdi: sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, istihbarat birimleri, eski Meclis başkanları ve şehit aileleri. “Ortak sözü, ‘Biz artık bu memlekette silahların susmasını, evlatlarımızın değil, silahların gömülmesini istiyoruz’” şeklinde özetledi.
Toplantılarda farklı tespitler ve teklifler ortaya kondu; fakat bütün partiler, terörsüz bir Türkiye hedefi etrafında birleşti.
Kurtulmuş, bölgedeki uzun süren çatışmaların bir kısmının “emperyalist güçlerin planları”na dayandığını ve iki büyük fay hattının bu güçler tarafından “kaşındığını” belirtti. Bu durumun etnik ve mezhepsel çatışmalara yol açtığını, binlerce insanın şehit olduğunu vurguladı.
“Terörün bir araç olarak kullanılmasını engellemek, siyasi aklın bir gereğidir” diyerek, bölgenin yeniden bütünleşmesi gerektiğini ifade etti.
Kurtulmuş, bölgedeki tüm toplulukların – Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni ve diğer dini/etnik grupların – birlikte barış içinde yaşamalarının mümkün olduğunu söyledi. “Yeter ki emperyalistleri ve onların aparatlarını ortadan kaldırarak terörsüz bir bölge inşa edelim” dedi.
Bu vizyon, sadece Türkiye sınırları içinde değil, Suriye, Irak, Lübnan gibi komşu ülkeleri de kapsayan geniş bir bölgesel barış projesi olarak tanımlandı.
Eski Bingöl milletvekili Hüsamettin Korkutata, 1990’lı yılların “kızıl bir karanlık” olduğunu hatırlatarak, o dönemin “faili meçhul ve ajanların bölgeye hâkim olduğu” bir zaman olduğunu belirtti. Korkutata, “Yaşayan bilir, biz hepimiz yaşadık” diyerek, bölge halkının sürece olan inancını vurguladı.
“Bölgenin %90’ı bu projeyi destekliyor. Adana gibi şehirler de yoğun destek veriyor” diyerek, geniş toplumsal kabullenmenin altını çizdi.
Kurtulmuş, Komisyonun raporunun TBMM’ye sunulmasıyla birlikte, “yapılacak düzenlemelerin hızlıca hayata geçirilmesi” ve “terörsüz Türkiye projesinin hayata geçirilmesi” için bir yol haritası çizeceklerini belirtti. “Bu rapor, Türkiye’nin ufkunu aydınlatacak bir ışık olacak” dedi.
