TCMB Başkanı’ndan Fiyat İstikrarı Vurgusu

TCMB Başkanı’ndan Fiyat İstikrarı Vurgusu
Yayınlama: 12.12.2025
3
A+
A-

TCMB Başkanı Fatih Karahan, fiyat istikrarını teminat altına almak ve enflasyonu kontrol altına almak amacıyla sıkı para politikası uygulamaya devam edeceğini söyledi.

Konuşmanın Ana Başlıkları

Dezenflasyonun Sürdürülebilirliği
Karahan, kısa vadeli göstergeler ve orta vadeli görünümün dezenflasyonun devam ettiğini gösterdiğini belirtti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, JW Marriott Otel’de düzenlenen TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) toplantısında fiyat istikrarının önemine değindi.

Reel Sektörle Çift Yönlü İletişim

Karahan, Merkez Bankası’nın reel sektörle çift yönlü iletişime verdiği önemi vurguladı. Makro ve mikro verileri saha görüşmeleriyle destekleyerek karar süreçlerine entegre ettiklerini, son beş yılda yaklaşık 15 bin firma, 2025 yılında ise 2 500’den fazla firma ile temas kurduklarını söyledi. Bu iletişim çerçevesinde “Para Politikası ve Makroekonomik Görünüm” adlı toplantılar başlatıldı ve yeni yılda da bu toplantıların devam edeceği belirtildi.

Üç Temel Öncelik

Karahan, Merkez Bankası’nın üç temel önceliğini şöyle sıraladı: 1) Rezerv yeterliliğini sağlamak, 2) Kur korumalı mevduat (KKM) bakiyesini azaltmak, 3) Fiyat istikrarını tesis etmek. Net rezervlerde 120 milyar doların üzerindeki artışı ve KKM bakiyesinin 143 milyar dolara ulaşarak şu anda 1 milyar dolarun altına indiğini vurguladı.

Fiyat İstikrarı ve Enflasyon

Karahan, yüksek enflasyonun vatandaşın alım gücünü erittiğini ve bu yüzden önceliğin fiyat istikrarı olduğunu belirtti. Aldıkları tedbirlerle enflasyonun yüzde 75’i aşmadığını, ardından dezenflasyonun sürerek yüzde 31’e gerilediğini ifade etti. Sıkı para politikası duruşunun bu düşüşün kalıcılığını sağlamada kritik rol oynadığını söyledi.

Öngörülebilirlik ve Uzun Vadeli Yatırımlar

Yüksek enflasyon dönemlerinde ekonomik öngörülebilirliğin çok düşük olduğunu, bu durumun uzun vadeli planları ve verimlilik yatırımlarını zorlaştırdığını anlatan Karahan, fiyat istikrarının sağlanmasıyla faizlerin kalıcı olarak düşük kalacağını ve finans sektörünün uzun vadeli finansmanı daha uygun koşullarda sağlayabileceğini dile getirdi. Bu ortamda yatırım ortamının iyileşmesi, büyüme potansiyelinin artması ve refahın daha dengeli dağıtılması mümkün olacaktır.

Tarihsel Perspektif

Karahan, 2003’e kadar ortalama yüzde 70 seviyelerinde seyreden enflasyonun, sıkı para ve maliye politikalarıyla birlikte yapısal reformlar sayesinde düşük enflasyon ve fiyat istikrarı dönemine geçtiğini hatırlattı. 15 yıllık süreçte enflasyon tek hanelere geriledi, ancak hedef yüzde 5’in üzerinde seyretmeye devam etti. 2004’ten itibaren sıkı para politikası altında bile yatırım büyümesinin ivme kazandığını, yıllık yatırım büyümesinin yüzde 8’e çıktığını vurguladı.

Son Beş Yıllık Dönem

2020 sonrası dönemde Türkiye yeniden yüksek enflasyonla karşılaştı; ortalama enflasyon yüzde 45 seviyelerinde seyretti. Bu süreçte para politikası gevşek, kredi maliyetleri düşük ve kredi hacmi yüksek olduğundan, yatırım yapmak isteyenler için finansmana erişim kolaydı. Ancak Karahan, fiyat istikrarı döneminde yatırım büyümesinin yüzde 8 civarında seyrettiğini ve bu dönemde büyümenin yavaşlayarak sürdürülebilir bir büyüme modeli oluşturduğunu belirtti.

Gelecek Vizyonu

Karahan, fiyat istikrarının sağlanmasıyla birlikte ekonomik öngörülebilirliğin de tesis edileceğini, düşük enflasyonun yatırım ortamını canlandıracağını ve Türkiye’nin uzun vadeli büyüme potansiyelinin yeniden yükselişe geçeceğini ifade ederek konuşmasını sonlandırdı.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.