
Arnavutluk’ta son haftalarda artan yolsuzluk iddiaları, özellikle Başbakan Yardımcısı ve Altyapı ve Enerji Bakanı Belinda Balluku‘nun adı anıldığı zaman kamuoyunda büyük bir öfke dalgası oluşturdu. “Balluku’nun kamu kaynaklarını kişisel çıkarları için kullandığına dair belgeler elimize ulaşmıştır” diyerek muhalefet partisi Demokratik Parti (DP) lideri açıklamalarda bulundu. Bu ortamda, Tiran merkezinde Demokratik Parti öncülüğünde bir protesto düzenlendi ve binlerce vatandaş, Edi Rama hükümetinin istifasını talep etti.

Göstericiler, güvenlik bariyerlerini aşarak Başbakanlık binasının önüne ulaştı ve bir dizi molotof kokteyli fırlattı. Patlamalar, bina duvarında yanıcı izler bıraktı ve birkaç kişi hafif yanıklar yaşadı. Kokteyllerden birini yanlış kullanan bir protestocu, kendi elinde oluşan alevler nedeniyle ciddi bir yanık geçirdi. Olay anı, yerel ve uluslararası medya organları tarafından canlı yayınlandı.
Balluku’ya yöneltilen suçlamalar, Altyapı projelerinde özel firmalara verilen imtiyazlar, kamu bütçesinin suistimali ve görevini kötüye kullanma iddialarını içeriyor. Geçtiğimiz ay Parlamento’da yapılan oturumda, Balluku, iddiaları kesin bir dille reddetti ve yargı sürecine tam iş birliği yapacağını belirtti. Ancak Yolsuzluk ve Örgütlü Suçlarla Mücadele Özel Mahkemesi (SPAK), Balluku’nun dokunulmazlığının kaldırılması ve tutuklanması için parlamento onayı talep etti. Bu talep, iktidarın çoğunlukta olduğu mecliste hâlâ tartışma konusudur.
Olay sırasında Çevik Kuvvet Polisi, binayı korumak için yoğun güvenlik önlemleri uyguladı. Ancak, protestocuların attığı molotof kokteyllerine ve taş fırlatmalarına karşı aktif bir geri püskürtme yapılmadı; polis, durumu kontrol altına almak için daha çok gözlemci bir rol üstlendi. Olay sonrasında, polis raporunda, güvenlik birimlerinin “olası bir şiddetli çatışmadan kaçınmak” amacıyla müdahalenin sınırlı tutulduğuna işaret edildi.
Mühalefet liderleri, mevcut taleplerinin karşılanmaması halinde yeni protesto gösterileri düzenleneceğini duyurdu. Ayrıca, Avrupa Birliği ve ABD’nin Arnavutluk’taki demokrasi ve hukukun üstünlüğü konularına ilişkin raporlarında, son dönemdeki bu tür şiddet olaylarının “gözetim altında tutulması gerektiği” vurgulandı. “Bu tür protestolar, ülkenin AB üyelik sürecine olumsuz yansıyabilir” şeklinde bir analiz de yayımlandı.