
Donald Trump, sahneye çıkıp “Altın Filo”yu tanıtırken, gemilerin “ABD tarihinin en güçlü savaş gemileri” olacağını iddia etti. Trump sınıfı olarak adlandırılan bu gemilerin, mevcut donanmadaki en eski ve yıpranmış platformların yerine geçeceği ve “eski gemilerden 100 kat daha güçlü” olacağı vurgulandı.

Yeni gemiler, yüksek kapasiteli top, füze ve lazer sistemleriyle donatılacak; aynı zamanda yapay zeka destekli savunma ağları ve hiper‑ses dalgalarıyla çalışan anti‑drone teknolojileri içeriyor. Boyut olarak da mevcut uçak gemilerinden daha geniş ve uzun olacak şekilde tasarlandı.
Trump, “Bu gemilere çok ihtiyacımız var. Gemilerimizin bazıları eskimiş, yıpranmış ve modası geçmiş durumda” diyerek, projenin sadece askeri bir gereklilik değil, aynı zamanda ABD savunma sanayisinin canlandırılması yönündeki bir adım olduğunu belirtti. Projenin, yerli savunma üreticileri ve büyük deniz inşaat firmalarıyla ortaklıklar kurarak istihdam ve ihracat potansiyelini artırması bekleniyor.
Duymadan önceki birkaç saat içinde, Kongre’deki bazı milletvekilleri ve savunma uzmanları, projenin maliyetini ve teknik uygulanabilirliğini sorguladı. Bununla birlikte, bazı askeri analistler, “Altın Filo”nun deniz üstünlüğü açısından ABD’ye yeni bir avantaj sağlayabileceğini savundu. Uluslararası arenada ise, Çin ve Rusya’nın bu hamleyi “bölgesel güç dengesi üzerinde tehdit” olarak yorumladıkları bildirildi.
Trump, ilk iki geminin 2028 yılına kadar tamamlanmasını ve donanmaya teslim edilmesini beklediğini açıkladı. Projenin toplam bütçesinin 45 milyar dolar civarında olduğu ve federal bütçeden ayrı bir fonla finanse edileceği duyuruldu. Ayrıca, üçüncü ve dördüncü gemilerin 2030’ların başında devreye girmesi planlanıyor.
Bu adım, ABD’nin deniz güçlerini modernize etme çabalarının bir parçası olarak görülürken, aynı zamanda Trump yönetiminin ulusal güvenlik politikalarına yön veren bir işareti de temsil ediyor.