
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, gümrük vergilerinden elde edilen gelirin ABD Ordusuna Noel öncesi “savaşçı payı” olarak dağıtılacağını açıkladı. 1,45 milyon asker için her birine bin 776 dolar ödenecek ve bu ödeme, ülkenin 1776 yılında kurulduğu şerefine yapılacak bir özel ikramiye olarak nitelendirildi.

Trump, konuşmasında önceki yönetim Joe Biden‘ı sert bir dille eleştirerek, kendi döneminde Amerika’nın iç ve dış politikasında yeniden güç kazandığını vurguladı. “Amerika artık alay edilen değil, saygı duyulan bir ülke” diyerek, ekonomiden güvenliğe, enerji politikalarından sağlık sistemine kadar geniş bir yelpazede mesajlar verdi. Konuşmanın yaklaşık 15 dakikalık süresi boyunca, enflasyon, sınır güvenliği, suçla mücadele, gümrük vergileri ve yatırımlar gibi konulara değindi.
Trump, ikramiyenin gümrük vergileri sayesinde finanse edildiğini belirterek, “Gümrük vergileri nedeniyle herkesin düşündüğünden çok daha fazla kazanç elde ettik” dedi. Başkan, bu vergilerin sadece bütçe dengesi için değil, aynı zamanda askerî moral ve motivasyonu artırmak için de kullanıldığını savundu. İkramiyenin toplam maliyeti yaklaşık 2,57 milyar dolar olarak hesaplandı; bu rakam, Trump’ın “Amerikan tarihinin en hızlı toparlanma süreci” olarak tanımladığı ekonomik büyümenin bir parçası olarak sunuldu.
ABD tarihindeki en bilinen askeri bonuslardan biri, II. Dünya Savaşı sonrasında verilen GI Bill ve 1942‑1945 yılları arasındaki “war bonus” programlarıdır. Bu programlar, askerlerin sivil hayata geçişini kolaylaştırmak amacıyla yüksek tutarlarda ödenmiştir. Trump’ın önerdiği 1.776 dolarlık ikramiye, modern bir “Noel bonusu” olarak tanımlansa da, tarihsel bakış açısıyla daha mütevazı bir rakam olarak değerlendirilebilir. Ancak ikramiyenin “her askere aynı miktarda verilmesi, eşitlik vurgusuyla politik bir mesaj taşımaktadır.
Konuşma, hem iç hem de dış politikada çeşitli eleştirilere yol açtı. Birçok güvenlik uzmanı, askeri bonusların uzun vadeli motivasyon yerine kısa vadeli tüketim odaklı olabileceği uyarısında bulundu. Ayrıca, gümrük vergilerinin “ticaret savaşlarını körükleyebileceği” ve “uluslararası ilişkileri gergeleştirebileceği” görüşleri dile getirildi. Avrupa Birliği ve Çin, ABD’nin yeni vergilendirme politikalarını yakından izlerken, bazı analistler bu adımın “tarihi bir ticaret koruyuculuğu” örneği olabileceğini öne sürdü.
Trump’ın ikramiye vaadi, 2026 seçimleri öncesinde askerî ve milliyetçi tabana hitap eden bir strateji olarak yorumlandı. Başkan, konuşması sırasında “10 ayda 8 savaşı çözdük, İran’ın nükleer tehdidini ortadan kaldırdık, Gazze’de barış sağladık” gibi iddialarla dış politikasındaki başarılarını vurguladı. Ayrıca, “25 milyon kişilik bir istila” ifadesiyle sınır güvenliğini öne çıkararak göçmen politikalarına dair sert tutumunu pekiştirdi. Bu söylemler, Trump’ın **“yeni bir başkana”** ihtiyaç duyulduğunu savunarak, mevcut yönetimi ve Kongre’yi eleştirmesine zemin hazırladı.
Trump, konuşmasının sonunda “Amerika yeniden büyük” diyerek, ülkenin ekonomik, askeri ve diplomatik açıdan yeniden yükselişte olduğunu ilan etti. Başkan, Fed Başkanlığı için aday göstereceği ismi açıklayacağını ve Noel kutlamalarıyla ulusa seslenişini sonlandıracağını belirtti. Bu açıklamalar, hem Trump destekçileri hem de muhalifleri arasında yoğun bir tartışma ortamı yarattı; ikramiye vaatleri, Amerika’nın gelecekteki bütçe politikaları ve askeri harcamalarına dair yeni sorular doğurdu.