
Talat Fehmi, BBC Türkçe muhabirinin sorularına, hareketin terörle hiçbir bağlantısı olmadığını ve sadece barışçıl, reformist bir yol izlediğini vurgulayarak yanıt verdi.
Fehmi, Trump yönetiminin bu kararı hukuki bir temele dayandırmadığını, aksine siyasi bir kalkülüs olduğunu belirtti.

Müslüman Kardeşler, Arapça adıyla İhvan el Müslimin, 1928’de Mısır’da Hasan el‑Benna tarafından kuruldu ve 98 yıllık geçmişiyle Ortadoğu‑Kuzey Afrika’da pek çok siyasal İslam hareketine ilham verdi.
Hareket, “Arap Baharı” sırasında Mısır’da Muhammed Mursi gibi liderlerin yükselişine zemin hazırladı; ancak 2013’te ordu müdahalesiyle devrildi ve terör örgütü listesine alındı.
Başkanlık kararnamesinde, Müslüman Kardeşler’in “ulus ötesi bir ağa” dönüştüğü ve Lübnan, Ürdün, Mısır kollarının ABD çıkarlarına zarar verdiği iddia edildi.
Karar, 7 Ekim 2023’teki İsrail saldırılarının ardından Lübnan kolunun Hamas ve Hizbullah ile iş birliği yaptığına dair gösterge niteliğinde bir metin içeriyor.
ABD Dışişleri ve Hazine bakanlarından bir ay içinde rapor talep edilmesi, kararın uygulanma sürecini hızlandırmayı amaçlıyor.
Fehmi, bu adımın temel motivasyonlarını üç ana başlıkta topladı:
1. Batı’da aşırı sağın yükselişi – “İslam’a ve Müslümanlara karşı dışlayıcı bir tavır benimseyen bu kesim, medeniyetler çatışmasını körüklemekte.”
2. İsrail’i memnun etme çabası – “Müslüman Kardeşler’in hedef alınması, Filistin davasına duyulan uluslararası sempatiyi azaltabilir.”
3. Arap otoritelerin gençleri uzaktan tutma arzusu – “Otoriter rejimler, gençleri radikalleşmeden uzak tutmak için bu tür adımları destekliyor.”
Fehmi ayrıca, Hamas‘ın bir kolu olmadığını, ancak hareketin Filistin’in ulusal kurtuluş mücadelesi bağlamında moral destek sağladığını belirtti.
1989’da Hamas, kendisini Müslüman Kardeşler’in bir uzantısı olarak ilan etmişti; fakat 2017’de yayımlanan bir belgeyle “bağlılık”tan vazgeçtiğini duyurdu. Fehmi, Hamas’ı “ulusal bir kurtuluş hareketi” olarak gördüklerini ve bu tutumu tarihsel bir bağlamda değerlendiriyor.
Fehmi, Lübnan’da “Cemaat‑i İslami” adlı yasal bir örgüt bulunduğunu, fakat silahlı kanadı El Fecr‘in mevcut olduğu ve bölgedeki çatışmalara katkı sağladığını iddia etti.
Ürdün, 2025 Nisan ayında hareketin faaliyetlerini yasakladı; Mısır’da ise 2013 sonrası birçok üye tutuklandı ve idam edildi.
BBC İzleme Servisi, Londra merkezli Müslüman Kardeşler grubunun 26 Kasım’da Trump kararına “tüm yasal yollar”la itiraz edeceğini duyurduğunu raporladı. İstanbul’da da benzer bir lider kadrosu ortaya çıktı, ancak iki grup arasında hâlâ koordinasyon eksikliği bulunuyor.
Kararnamenin ardından 45 gün içinde “yabancı terör örgütleri” listesine ekleme yapılması planlanıyor. Fehmi, bu süreçte hareketin ülkelerindeki yasal çerçeveler içinde faaliyetlerine devam edeceğini vurguladı.
Sonuç olarak, Trump’ın bu adımı uluslararası ilişkilerde yeni bir gerilim noktasına işaret ediyor; Müslüman Kardeşler ise tarihsel bağlamda barışçıl bir hareket olarak varlığını sürdürmeye çalışıyor.