
Trump, toplantının ardından yaptığı basın açıklamasında, “Bazıları yüzde 95’ini hallettik, diyebiliriz” sözleriyle sürecin ne kadar ilerlediğine işaret etti. Başkan, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük çatışmayı sona erdirmek için elde edilen ilerlemenin tarihte benzeri olmadığını vurguladı.

Trump, yüzde kaçının tamamlandığını kesin olarak belirtmese de, “Olup olmayacağını göreceğiz ama çok yakınız” diyerek sürecin son aşamasına yaklaştığını dile getirdi. Ayrıca, bu görüşmenin Rusya’nın da dahil olduğu çok taraflı bir barış çerçevesinin temellerini atacağını ifade etti.
Başkan Trump, 20 maddelik bir barış anlaşması taslağını tamamen gözden geçirdiklerini belirtti. Bu taslak çerçevesinde, Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve eski başdanışmanı Jared Kushner gibi üst düzey isimlerin de yer aldığı bir çalışma grubu kurulacağını duyurdu. Grup, ilk aşamada Ukrayna temsilcileriyle son detayları görüşecek ve olumlu sonuçlar alındığı takdirde birkaç hafta içinde barış planının geri kalan kısımları tamamlanacak.
Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile de temas kurduğunu ve Putin’in barış sürecine ilgi gösterdiğini söyledi. “Putin de barışa inanıyor, ona güveniyorum” sözleriyle üçlü bir görüşmenin olası olduğuna işaret etti. Ayrıca, Avrupa liderleriyle Washington’da ya da başka bir lokasyonda yakında bir araya gelinerek, Ukrayna’ya sağlanacak güvenlik garantilerinin belirlenmesi konusunda görüşmeler yapılacağını ekledi. Bu, Avrupa’nın barış sürecindeki kilit rolünü pekiştirecek bir adım olarak nitelendirildi.
Görüşmenin ardından uluslararası alanda çeşitli tepkiler ortaya çıktı. NATO yetkilileri, sürecin şeffaf bir şekilde ilerlemesi gerektiğini vurgularken, bazı Avrupa başbakanları Trump’ın açıklamalarını “olumlu bir adım” olarak karşıladı. Öte yandan, Rusya’nın resmi açıklamaları hâlâ temkinli bir duruş sergiliyor; Kremlin, barış sürecinin “tüm tarafların gerçek niyetleri doğrultusunda” ilerlemesi gerektiğini belirtti.
Özetle, Trump‑Zelenskiy görüşmesi, Ukrayna‑Rusya çatışmasının çözümüne giden yolda kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor. Çalışma grubunun ilerleyişi, üçlü görüşmelerin gerçekleşmesi ve Avrupa’nın güvenlik garantileri konusundaki katkısı, önümüzdeki haftalarda bölgedeki dinamikleri şekillendirecek. Bu süreç, hem bölgesel hem de küresel güvenlik ortamı açısından yakından izlenmeye devam edecek.