
Rhode Island’ın Providence şehrinde yer alan Brown Üniversitesi‘nde 13 Aralık tarihinde meydana gelen silahlı saldırıda iki öğrenci hayatını kaybetti. 13 Aralık 2025 tarihinde gerçekleşen bu trajedi, kampüste büyük bir şok etkisi yarattı. Saldırının şüpheli olduğu belirlenen 48 yaşındaki Portekizli Claudio Neves Valente, 2017 yılında Diversity Visa (Yeşil Kart) programı aracılığıyla ABD’ye giriş yapmıştı.

Saldırıyı takiben, Valente’nin bir depoda ölü bulunduğu ve silah düzeneğiyle intihar ettiği bildirildi. Bu olay, programın güvenlik açıklarını gündeme getirdi.
Resmi adı “Diversity Visa Program” olan Yeşil Kart kurası, her yıl dünya çapında 55.000 kişiye süresiz oturma izni sağlıyor. Program, düşük göçmen akışı olan ülkelerden gelen adaylara rastgele çekilişle vize hakkı tanıyor. Başvurular genellikle Ekim’in ilk haftasında açılıyor ve Kasım’ın ilk haftasına kadar devam ediyor. Kazananlar ise Mayıs ayında açıklanıyor.
Türkiye’den de yoğun ilgi gören programda, geçen yıl 3.383 kişi mülakat hakkı elde etti; bunların 1.476’sına vize verildi. 2022 yılında ise 2.526 kişi mülakat hakkı kazandı, fakat sadece 1.330’una vize verildi. Bu rakamlar, programın rekabetçi yapısını ve başvuranların karşılaştığı zorlukları ortaya koyuyor.
ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, Trump’ın Yeşil Kart çekilişlerini askıya alacağı kararını sosyal medya üzerinden duyurdu. Noem, “Artık hiçbir Amerikalı’nın bu korkunç program tarafından zarar görmemesinin” hedeflendiğini belirterek, programın durdurulmasının ulusal güvenlik açısından kritik bir adım olduğunu vurguladı.
Bakan, ayrıca Trump’ın 2017’de New York’ta gerçekleşen sekiz kişinin öldüğü kamyonlu saldırıdan bu yana programı bitirmek için mücadele ettiğini hatırlattı. Noem, Yeşil Kart programını “IŞİD destekçileri ve diğer radikal unsurların ülkeye girişi için bir zafiyet” olarak nitelendirdi.
Trump’ın kararı, programın geçici olarak durdurulmasını öngörse de, gelecekte yeniden başlatılıp başlatılmayacağı hâlâ belirsiz. Uzmanlar, programın yeniden hayata geçirilmesi halinde daha sıkı güvenlik kontrolleri ve adayların geçmişlerinin detaylı incelenmesi gerektiğini savunuyor.
Türkiye’den her yıl 200.000‑400.000 arasında başvuru alındığı göz önüne alındığında, bu karar ülke içinde geniş bir etki yaratabilir. Göçmenlik avukatları, başvuru sahiplerine yeni bir yol haritası çizmeleri gerektiğini ve alternatif göç yollarını değerlendirmelerini öneriyor.
Brown Üniversitesi’nde yaşanan trajik olay ve ardından gelen Trump kararı, hem ABD iç politikasını hem de uluslararası göçmen politikalarını yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. Programın askıya alınması, göçmen hakları savunucuları ile güvenlik odaklı gruplar arasında yeni bir gerilim yaratabilir. Bu gelişmeler, önümüzdeki haftalarda Washington ve dünyada yoğun tartışma konularından biri olmaya devam edecek.