
Oval Ofis’te gerçekleşen törende, Trump yeni başkanlık kararnamesini “Fentanil, Ulusal Güvenlik İçin Kitle İmha Silahı” başlığıyla imzaladı. Kararnamenin metni, fentanil kaçakçılığının mevcut seviyesini “ulusal bir tehdit” olarak tanımlıyor ve ilgili bakanlıkların acil eylem planı hazırlamasını zorunlu kılıyor.

Trump, konuşmasında fentanil zehirlenmesinden her yıl 200.000‑300.000 Amerikan’ın hayatını kaybettiğini belirtti. Bu rakamların, “ülkemizin en ölümcül uyuşturucu krizine işaret ettiğini” vurguladı ve fentanilin sentezindeki kolaylık, dağıtım ağlarının hızını artırdığını dile getirdi. Başkan ayrıca, “sınır güvenliğimizin en üst seviyeye ulaştığını” iddia ederek, yeni önlemlerin mevcut savunmayı güçlendireceğini söyledi.
Kararname, üç temel bakanlığın sorumluluklarını detaylandırıyor:
Adalet Bakanlığı: Fentanil kaçakçılığına karşı yasal takibatı artıracak, ulusal ve uluslararası soruşturma ekiplerini genişletecek.
Hazine Bakanlığı: Şahıs ve şirketlerin fentanil ticaretine finansal yaptırımlarını sıkılaştıracak, varlıkların dondurulması ve para cezalarını artıracak.
Dışişleri Bakanlığı: Uluslararası ortaklarla bilgi paylaşımını derinleştirecek, özellikle Meksika, Kolombiya ve Asya ülkeleriyle ortak operasyonlar başlatacak.
Kararname, NATO ve BM gibi uluslararası platformlarda da tartışma yaratmayı başardı. Avrupa Birliği temsilcileri, “bu adımın küresel uyuşturucu kaçakçılığına karşı ortak bir çerçeve sunabileceğini” belirtti. Ancak bazı insan hakları örgütleri, “aşırı güvenlik önlemlerinin sivil özgürlükleri kısıp sınırlamama” konusunda uyarıda bulundu.
Uzmanlar, bu kararın fentanil trafiğini azaltma ve bağımlı kişilerin tedaviye erişimini artırma yönünde iki katmanlı bir strateji oluşturacağını öne sürüyor. Ancak, kaçakçılık örgütlerinin rotalarını değiştirerek daha sofistike yöntemlere yönelme ihtimali de göz ardı edilmemeli. Başkanlık kararnamesi, önümüzdeki aylarda “ABD’nin uyuşturucu politikalarında köklü bir dönüşüm” yaratabilir ve diğer ülkelerin benzer düzenlemeler yapmasını tetikleyebilir.