
ABD eski Başkanı Donald Trump, BBC’nin Panorama programında yayımladığı “Trump: İkinci Bir Şans?” adlı belgeselde kendisinin sözlerinin yanlış bir şekilde montajlanarak sunulduğunu iddia ederek 10 milyar dolarlık bir tazminat davası açtı.

Dava dilekçesinde, BBC’nin 6 Ocak Kongre baskını öncesinde Trump’ın yaptığı “Kongre’ye yürüyün” ve “Sonuna kadar savaşın” ifadelerini öne çıkardığı, ancak Trump’ın destekçilerine “barışçıl protesto” çağrısının bilinçli olarak çıkarıldığı savunuluyor. Bu iddialar, belgeselin izleyiciyi yönlendirmeyi amaçlayan bir algı operasyonu olduğuna işaret ediyor.
Talep edilen 10 milyar dolar iki eşit parçaya bölünmüş: 5 milyar dolar “iftira” nedeniyle, diğer 5 milyar dolar ise Florida eyaletinin ticari uygulamalar yasasının ihlali üzerinden isteniyor. Avukatları, bu miktarın hem maddi hem de manevi zararın tam karşılığı olduğunu belirtiyor.
Panorama programında gösterilen belgeselde, Trump’ın iki ayrı konuşması tek bir konuşma gibi montajlanmış ve izleyicilere “Kongre’ye yürüyün ve savaşın” mesajı veriliyormuş izlenimi yaratılmış. Bu montajın BBC Yönetim Kurulu’na sunulan 19 sayfalık rapor ile ortaya çıkması, programın yapım ekibinin sorumluluklarını sorgulamasına yol açtı.
Raporun ardından BBC Genel Müdürü Tim Davie ve Haber Dairesi Üst Yöneticisi Deborah Turness istifa etti. Bu gelişmeler, hem BBC içinde hem de uluslararası medyada büyük yankı uyandırdı.
Trump’ın hukuki temsilcileri, bu davayı “sadece bir gazetecilik hatası” olarak değil, “bilinçli bir algı manipülasyonu” olarak nitelendiriyor. Avukatları, BBC’nin dünya çapında güvenilirliğini zedeleyen bu tür bir içerik üretmenin kabul edilemez olduğunu vurguluyor.
Dış uzmanlar, davanın ABD ve İngiltere arasındaki medya sorumluluğu ve uluslararası hukuk sınırları açısından kritik bir test olacağını belirtiyor. Bazı hukukçular, 10 milyar dolarlık talebin sembolik bir mesaj taşıdığını ve benzer davaların daha düşük tutarlarla sonuçlanabileceğini öne sürüyor.
Sonuç olarak, dava hâlâ mahkemeye intikal etti ve önümüzdeki aylarda duruşmaların nasıl şekilleneceği, hem Amerikan hem de Britanya medya ortamını derinden etkileyebilir. Eğer Trump kazanırsa, büyük haber kuruluşları gelecekteki belgesel projelerinde daha temkinli davranmak zorunda kalabilir.