3 Amerikan vatandaşı – iki asker ve bir sivil tercüman – Suriye’nin hâlâ tam kontrolünün sağlanamadığı bir bölgede gerçekleşen silahlı saldırıda yaşamını yitirdi. Başkan Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Suriye’de 2 asker ve 1 sivil tercüman olmak üzere, 3 büyük Amerikan vatanseverini kaybetmenin yasını tutuyoruz” ifadelerini kullandı. Aynı mesajda, saldırının DEAŞ tarafından düzenlendiği ve bölgenin hâlâ “çok tehlikeli” olduğunu belirtti.
Trump, “Çok ciddi bir misilleme olacak” diyerek, ABD’nin bu saldırıya karşı askeri bir yanıt hazırladığı sinyalini verdi. Başkan, ayrıca yaralı askerlerin durumunun iyi olduğunu teyit ederken, “Bu saldırı, ABD ve Suriye’ye yönelik bir terör eylemi” sözleriyle saldırının ulusal güvenlik açısından ciddiyetine vurgu yaptı.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, saldırıyı “son derece öfkeli ve rahatsız edici” olarak nitelendirdi. Şara, bölgedeki terör örgütlerinin hâlâ güçlü olduğunu, ancak ABD’nin müdahalesinin Suriye’nin egemenliğine zarar verdiğini savundu. Uzun süredir devam eden iç savaşın ardından hâlâ kontrolsüz kalmış bölgelerde, farklı milis gruplarının ve DEAŞ kalıntılarının faaliyet göstermesi bölgeyi istikrarsız kılıyor.
ABD’nin olası misilleme kararı, NATO müttefikleri ve Rusya gibi bölge güçleri arasında yeni bir gerilim dalgası yaratabilir. Avrupa Birliği ülkeleri, ABD’nin bölgeye doğrudan müdahalesinin siviller üzerindeki etkilerini sorgularken, Rusya yetkilileri ise ABD’nin bu adımının Suriye’nin iç işlerine karışmak olduğunu iddia etti. Birleşmiş Milletler ise durumu “dikkatle izlemeye” devam edeceğini belirtti.
Uzmanlar, Trump’ın açıklamalarının bir “stratejik uyarı” olabileceğini ve gerçek bir askeri operasyonun öncesinde diplomatik kanalların da kullanılabileceğini öngörüyor. Ancak ABD’nin geçmişte benzer durumlarda uyguladığı “hızlı ve etkili” misillemeler göz önüne alındığında, Suriye’deki ABD askeri üslerine yönelik hava saldırıları veya yerel milis gruplarına destek verme ihtimali yüksek görülüyor. Bu gelişmeler, bölgedeki jeopolitik dengeleri yeniden şekillendirebilir ve uzun vadeli istikrar için yeni bir dönüm noktası yaratabilir.