
Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül 2025 tarihinde evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden şarkıcı Güllü’nin ölümü hâlâ soruşturma aşamasında. Ölümün ardından, kasten öldürme suçlamasıyla Tuğyan Ülkem Gülter tutuklandı ve aynı evde bulunan Sultan Nur Ulu’ya ev hapsi uygulandı.
Şarkıcının oğlu Tuğberk Yağız Gülter, avukatı eşliğinde savcılığa müşteki sıfatıyla ifade verdi. Bu ifadeler, ailenin içinde derin çatlakların oluştuğunu ve aile içi şiddet iddialarının ortaya çıktığını gösterdi.
Esra Ezmeci’nin “Yeni Baştan” programında yayınlanan görüntülerde, Tuğyan elindeki tabancayla sevgilisi Kervan’a doğrudan tehditlerde bulunuyor. “Seni vurmazsam ecdadımı… ” şeklindeki küfürlü ifadelerle birlikte, Kervan’ın kapıyı zorla açmaya çalıştığı anlar da net bir şekilde kayda geçti.
Görüntülerde, Tuğyan’ın öfkesi neredeyse kontrol dışına çıktığını ve Kervan’ın ise olay anında sessiz, hatta bir ölçüde kayıtsız kaldığını gösteriyor. Bu durum, izleyicilerde hem şok hem de merak uyandırdı.

Yetkililer, silah zorbalığı ve kamu düzenini bozma suçlamalarıyla birlikte, Tehdit ve hakaret suçlarını da değerlendireceklerini belirtti. Uzmanlar, bu tür bir davranışın ceza kanununda 10 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasını gerektirebileceğini vurguladı.
Avukatlar ise, delillerin netliği ve tanık ifadelerinin tutarlılığına bağlı olarak, Tuğyan’ın mahkemeye çıkarılmasının yanı sıra Kervan’ın da mağduriyetinin tazmin edilmesi için adli süreçlerin hızlı ilerlemesi gerektiğini söylüyor.
Görüntülerin yayımlanmasıyla birlikte, sosyal medyada #TuğyanSilah, #KervanHakları gibi hashtag’ler trend oldu. Kullanıcılar, aile içi şiddet ve silah kullanımının ciddi bir toplumsal sorun olduğuna dikkat çekiyor, aynı zamanda adli sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi çağrısında bulunuyor.
Yerel halk, Güllü’nün ölümünden bu yana artan gerilimin bir yansıması olarak, olayın aydınlatılması ve adaletin sağlanması için yetkilileri baskı altında tutuyor.
İlgili savcılık, olayın bütün yönlerini kapsayan kapsamlı bir rapor hazırlayarak mahkemeye sunmayı planlıyor. Uzmanlar, bu tür vakaların tekrarını önlemek amacıyla aile içi şiddetle mücadele programlarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Bu süreçte, kamuoyunun dikkatini çeken bir diğer husus da silahların kontrolsüz kullanımının yasal düzenlemelerle daha sıkı bir çerçeveye alınması talebi.