
Mezopotamya İslami Araştırmalar Federasyonu 1. Olağan Kongresi, Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi’nde başladı. Tülay Hatimoğulları, federasyonun uzun yıllardır yürüttüğü çalışmaların önemine dikkat çekerek, “Canıyürekten bu çalışmayı kutluyorum…” sözleriyle konuşmasına başladı.

Hatimoğulları, erken İslam döneminden sonra sömürgeci güçlerin Orta Doğu ve Afrika’da dinleri bir çatışma sahası haline getirdiğini vurguladı. “Mezhep savaşları, emperyalist sistemlerin bir aracı oldu” diyerek, bu tarihsel sürecin günümüzdeki toplumsal bölünmelere etkisini anlattı.
Konuşmasının odak noktası “demokratik İslam” oldu. İslam’ın selam ve barış değerleriyle demokratik bir zeminde buluşması gerektiğini söyleyen Hatimoğulları, bu yaklaşımın sadece Türkiye’ye değil, tüm İslam coğrafyasına fayda sağlayacağını belirtti.
Hatimoğulları, “Ana dilde ibadet edilmesi gerektiğine” inandığını dile getirerek, “Kürtler kamusal alanda Kürtçe Kur’an okuyabilmeli, Kürtçe vaaz verebilmelidir” şeklinde bir talepte bulundu. Bu, Kürtçe dini metinlerin okunması ve vaazların verilmesi için yasal bir çerçeve oluşturulması anlamına geliyor.
Kürt toplumu içinde yaşanan cenaze ve taziye müdahalelerine de değinen Hatimoğulları, “İmama diyor ki sen bunun duasını okuyamazsın, namazını kılamazsın… Gidin gece aileden beş kişiyle gömün diyorlar” şeklinde yaşanan hak ihlallerini eleştirdi. Ölüye saygının her şeyden önce gelmesi gerektiğini vurguladı.
Gerçek bir barış ve adaletin ancak eşit yurttaşlığın hukuki zemininin oluşmasıyla mümkün olacağını söyleyen Hatimoğulları, demokratik yasaların hayata geçirilmesi ve toplumsal eşitliğin sağlanması gerektiğini yineledi.
Bu talep, sadece Kürtçe ibadet haklarını değil, aynı zamanda Türkiye’deki azınlık politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine dair bir işaret niteliği taşıyor. Uzmanlar, bu tür adımların toplumsal uyumu artırabileceğini, ancak aynı zamanda mevcut politik dinamiklerde gerilim yaratabileceğini de belirtiyor.