
Milli İrade Platformu, 1 Ocak 2026 tarihinde Galata Köprüsü’nde gerçekleşecek olan ve Gazze’ye maddi‑manevi destek sağlamayı amaçlayan büyük ölçekli mitingi duyurmuş, bu kapsamda TÜGVA Genel Merkezi‘nde bir basın toplantısı düzenlemişti. Toplantı, yalnızca sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla sınırlı kalmayıp, Türkiye’nin en köklü futbol kulüplerinin yöneticilerini de bir araya getirdi.

Toplantıya Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Beşiktaş Başkanı Serdar Adalı ve Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan aktif olarak katıldı. Her üç başkan da, Gazze’de yaşanan insani krizin uluslararası kamuoyunda yeterince yer bulmadığını, bu yüzden spor camiasının da sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. Özellikle Galatasaray’ın “İnsanlık adına sesimizi yükseltmeliyiz” şeklindeki açıklaması, toplantının duygusal tonunu belirledi.
Fenerbahçe’nin Sadettin Saran başkanının toplantıya katılmaması, medya ve kamuoyunda büyük merak uyandırdı. Saran’ın yerine Yönetim Kurulu Üyesi Ertan Torunoğulları sahneye çıktı. Torunoğulları, “Fenerbahçe olarak insani değerlerden vazgeçmeyiz, ancak bu tür organizasyonlarda temsilci gönderme kararı aldık” diyerek açıklama yaptı. Bu durum, kulübün iç dinamikleri ve yöneticiler arasındaki olası gerilimler üzerine spekülasyonları da beraberinde getirdi.
TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, toplantıda etkileyici bir konuşma yaptı. “Gazze’de 70 binden fazla masum insan, 20 binden fazla çocuk hayatını kaybetti. Bu bir soykırımdır ve uluslararası kurumlar da bunu teyit etti” diyerek konunun siyasi değil insani olduğunu vurguladı. Erdoğan, İsrail’in “nazizm” benzeri politikalarının devam etmesinin önüne geçmek için uluslararası bir insanlık ittifakı gerektiğini belirtti. Ayrıca, gerçek bir ateşkes ve iki devletli çözümün hızla hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Konuşmanın sonunda, “1 Ocak sabahı Galata Köprüsü’nde, dünya sesine duyurulacak bir mesaj için bir araya gelmek zorundayız” diyerek katılımcıları bir arada olmaya davet etti.
Bu basın toplantısı, spor camiasının insani krizlerdeki rolünün yeniden sorgulanması açısından kritik bir kilometre taşı olarak görülüyor. Özellikle Türkiye’de futbolun toplumsal etkisi büyük olduğundan, kulüp başkanlarının ve yöneticilerinin bu tür konularda alacağı tavırlar, kamuoyunun duyarlılığını şekillendirebilir. Fenerbahçe’nin başkanının yokluğu, medya tarafından “siyasi bir mesaj mı yoksa gerçek bir eksiklik mi?” sorusunu doğurdu.
Toplantı, 1 Ocak sabahı Galata Köprüsü’nde gerçekleşecek olan büyük mitingin tanıtımını yaparken, aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası insani yardım politikalarına dair bir vitrin görevi de üstlenecek.