Türkiye’nin teknoloji destekli tarım ve otonom çiftlik vizyonunu hayata geçirmek için düzenlenen Take Off İstanbul 2025 etkinliği, Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME)nin 40 bin gençle buluşma hedefini duyurdu. “Tarımda teknoloji, geleceğin gıdasını güvence altına alacak” diyerek Karagöz, zirvede bu büyük adımı kamuoyuna açıkladı.

Karagöz, “Yapay Zeka ve Otonom Sistemler ile Tarımsal Dönüşüm” başlıklı sunumunda, 150 yıl önce tarımın sadece bir yaşam biçimi olduğunu, günümüzde ise tüm yüksek teknolojilerin tarıma yöneldiğini vurguladı. Savunma sanayisinin geliştirdiği teknolojilerin sivil alana, özellikle tarıma aktarılmasının önemine değinerek, savunma‑tarım teknoloji köprüsünün genç girişimciler tarafından kullanılmasını istediğini belirtti.
Türkiye’de hayvancılık yapan nüfusun ortalama yaşı 60’ları bulmuşken, gençlerin tarım ve hayvancılık sektörüne ilgi göstermemesi büyük bir sosyolojik risk olarak tanımlandı. Karagöz, “Her genç mühendis, yazılımcı, doktor ya da avukat olmak istiyor, ama tarlaya gitmek istemiyor” diyerek, bu algıyı değiştirmek için eğitim, mentorluk ve finansal destek sağlanacağını söyledi.
TEKNOFEST 2025’te 3.500 metrekarelik bir alanda inek, otonom sistem, görüntü işleme ve genetik laboratuvarları sergilendi. KIZILELMA ve otonom drone teknolojileri gençlere tanıtıldı; bu sayede tarımda yüksek verim ve düşük maliyet hedefi pekiştirildi.
Karagöz, önümüzdeki beş yılda 40 bin gençle çalışarak 4 bin otonom çiftlik kurmayı planladığını açıkladı. “Bir sonraki sene 400, ardından 4.000 otonom çiftlik” hedefiyle, Türkiye’nin yıllık 22 milyon ton süt üretimini 2 milyon verimli inekle karşılaması mümkün olacak. Bu, hayvan başına 10 ton süt verimini hedefleyen bir model.
Balıkesir’de “Küpeli Çoban” olarak bilinen Furkan Aşık ve Zonguldak’ta hayvancılık yapan Şeydanur Kaya, TÜME’nin 15 günlük eğitim programına katıldı. Furkan’a 100 otonom çiftlik projesi için yatırım sözü verildi; Şeydanur ise benzer bir modelin yürütülmesi için destek alıyor. Bu iki genç, 40 bin gençten sadece %0.005’lik bir örnek olsa da programın potansiyelini gösteriyor.
Karagöz, “Teknoparklarda tarım teknolojilerini bir araya getiriyoruz; bu ekosistemi çok daha ucuza ve erişilebilir hâle getireceğiz” diyerek, yerli ve yabancı yatırımcıları davet etti. Türkiye’nin tarımsal ihracatını artırmak, fiyat istikrarı sağlamak ve iklim krizi, su kıtlığı gibi riskleri azaltmak için teknoloji odaklı çözümler kritik olarak vurgulandı.
Dünya genelinde yapay zeka destekli tarımın %30’unu oluşturduğu bir dönemde, Türkiye’nin tarım‑teknoloji entegrasyonu sayesinde hem gıda güvenliğini hem de ihracat potansiyelini artırması bekleniyor. Karagöz, “Bu gençlere 5 yıl içinde destek verirsek, Türkiye dünyada tarım teknolojisi lideri olur” diyerek, Milli Teknoloji Hamlesi çerçevesinde tarımın stratejik bir milli güvenlik unsuru olduğunu belirtti.