
“7 bölgede 65 il ziyaret ettik ve etmeye de devam edeceğiz.” diye başlayan Bayraktar, bu gezilerin yerel antrenörlerle birebir temas kurarak Türkiye’nin futbol haritasını güncelleme fırsatı sunduğunu vurguladı. Ziyaretlerin ardından 3. ve 2. Lig teknik direktörleri Riva’ya davet edilerek, dağınık gelişim ligleri organizasyonel açıdan yeniden yapılandırıldı.
Bayraktar, U14‑U15 ve U16‑U17 yaş gruplarını birleştirerek yeni bir lig tasarımı oluşturduklarını, U19 PAF Ligi’ni yeniden hayata geçirdiklerini ve oyuncu sayısını 8 binden 18 bine çıkardıklarını söyledi. Artışın kaliteyi düşürmeden yapılması ana öncelik olduklarını belirtti.
“Riva’da bir odamız var ama oradan oturarak Şanlıurfa’ya, Hakkari’ye dokunamayız.” sözleriyle Bayraktar, gerçek sahada ve yolda olmamız gerektiğini vurguladı. Antrenörlerin ve oyuncuların yerel koşulları doğrudan deneyimlemesi, ülke çapında futbol kültürünün gelişmesinde kritik bir adım olarak nitelendirildi.
Genç nüfusun futbola yoğun ilgisi, sağlıklı ve düzenli bir altyapı ortamı talebini artırıyor. Bayraktar, elit sporcu yetiştirmek için profesyonel tesisler, planlı takvimler ve finansal sürdürülebilirlik gerektiğini belirtti.
U19’a kadar tüm maçlarda oyuncu değişikliği sınırsız yapıldığı, 14‑15 yaş kategorilerinde ise devre arası kaleci değişiminin zorunlu tutulduğu açıklanarak, gençlerin oyun süresinin maksimize edilmesi hedeflendi.
Maç takvimleri, A takımı takvimine paralel olarak düzenleniyor. 1., 2. ve 3. Lig U19 maçları çarşamba günlerine alındı, böylece ligler arasında uyum ve dinlenme süreleri optimize edildi.
U19 ligi, bu sezon ocak ayında 5 bölgede başlayacak. Daha uzun sezon, daha çok maç ve yüksek zorluk seviyesi ile gençlerin rekabetçi deneyimi artırılacak.
Bayraktar, “Ne kadar zorlu maç oynarsanız o kadar gelişirsiniz” diyerek, uluslararası ve yüksek seviyeli maçların gelişim için kritik olduğunu vurguladı. Bu çerçevede, büyük kulüplerin (Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzonspor) genç yetenekleri diğer bölgelere göndererek bir döngü oluşturması hedefleniyor.
Altyapı antrenörlerinin maddi ve manevi değerlerinin artırılması gerektiği, onların yetiştirdiği bireylerin sadece futbolcu olmayıp topluma değer katacak insan olacağı vurgulandı.
Türkiye Şampiyonası’nda takım sayısı 20’den 70’e çıkarıldı, organizasyon Altınordu Tesisleri’nde profesyonel bir seviyeye taşındı. Maliyet 1.5 milyon Euro’dan 300 bin Euro’ya düşürüldü, bu da kaynakların daha verimli kullanılmasını sağladı.
Bayraktar, “Çocuğun yaşadığı ilin önemi yok; Türkiye’ye ilk defa bu kadar hakimiz” diyerek, ülke genelinde kapsamlı bir izleme ve veri toplama ağı kurulduğunu belirtti.
Milli takımlar için ortak bir oyun felsefesi geliştirildi. Tüm yaş gruplarında teknik ekibe kapsamlı eğitim verildi; U13’ten U14’e geçen oyuncular aynı sistemi görecek.
Hızla büyüyen ve denetimsiz çalışan futbol okulları, belirli yeterliliklere tabi tutularak sertifikalandırılıyor. Bu sayede kalite standartları ulusal ölçekte sağlanıyor.
Son olarak Bayraktar, “Hedefimiz kalan 16 ilimizi de tamamlamak, ülkemizdeki futbol nüfusunu nitelikli şekilde artırmak, milli takımımıza ortak bir oyun anlayışı kazandırmak ve gençlerimizi hem spora hem hayata en iyi şekilde hazırlamak” şeklinde konuşarak, reformların tamamlayıcı bir vizyon içinde sürdürüleceğini belirtti.