Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde ticari deniz trafiğine yönelik saldırılar artarak devam ediyor. En yeni örnek, Ukrayna’nın Çernomorsk Limanı yakınlarında, Türk bir şirketin bandıralı gemisinin İskender tipinde bir balistik füze ile vurulması oldu. Gemide çıkan yangın hızlıca söndürüldü ve ne bir can kaybı ne de ciddi yaralanma rapor edilmedi. Gemi, Ukrayna ile Romanya arasındaki taşıma hattında hizmet veriyordu ve bu rotanın güvenliği bölge ekonomileri için kritik öneme sahip. Dışişleri Bakanlığı, bu tür saldırıların “ivedilikle sona erdirilmesi” gerektiğini vurguladı.

Erdoğan, Türkmenistan dönüşü yaptığı bir uçuş sırasında basına verdiği açıklamalarda, Karadeniz’in bir hesaplaşma sahası olarak kullanılmasının bölge ülkeleri için “sadece zarar” doğuracağını belirtti. “Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğine herkesin ihtiyacı var. Bu mutlaka sağlanmalıdır,” diyerek güvenli deniz trafiğinin şart olduğunu vurguladı. Ayrıca ABD Başkanı Donald Trump ile yürütülen telefon diplomasi sürecine değinerek, “Biz de zaman zaman liderlerle telefon görüşmeleri yapıyoruz; bu tür diyaloglar barış sürecini hızlandırabilir,” şeklinde konuştu. Erdoğan, Rusya ve Ukrayna arasında devam eden çatışmanın Karadeniz’e taşınmaması gerektiğini, aksi takdirde bölge ekonomisine ve uluslararası ticarete büyük zararlar geleceğini ifade etti.
Olayın ardından NATO ve Avrupa Birliği yetkilileri, Karadeniz’deki ticari gemilerin korunması için ortak denetim ve gözlem mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ukrayna yetkilileri ise, “Bu tür saldırıların sorumluluğu tamamen Rusya’ya aittir” diyerek uluslararası toplumun harekete geçmesi çağrısında bulundu. Romanya dışişleri bakanlığı ise, gemi rotasının güvenliğinin sağlanması için bölgesel işbirliğinin artırılmasını talep etti.
Uzmanlar, Karadeniz’in stratejik konumu ve enerji hatları üzerindeki kritik rolü göz önüne alındığında, benzer olayların bölgedeki jeopolitik dengeyi sarsabileceği uyarısında bulunuyor. Bu bağlamda, denizcilik güvenliği ve uluslararası hukukun etkin uygulanması, uzun vadeli istikrar için vazgeçilmez unsurlar olarak öne çıkıyor.