Türk-İş Asgari Ücret Masasına Oturmadı! Gerekçeleri ve Ekonomik Yansımalar

Türk-İş Asgari Ücret Masasına Oturmadı! Gerekçeleri ve Ekonomik Yansımalar
Yayınlama: 12.12.2025
2
A+
A-

Toplantının İlk Günü

Doğrudan yaklaşık 7 milyon çalışanı, dolaylı olarak ise toplumun büyük bir kesimini etkileyen asgari ücret belirleme süreci, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde bugün ilk kez bir araya geldi. İşçi, işveren ve hükümet temsilcileri masada buluşurken, Türk-İş’in sandalyesi boştu.

Türk-İş’in Kararının Gerekçesi

Türk-İş Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, bakanlık önünde yaptığı basın toplantısında, komisyonun yapısal eksikliklerine dikkat çekti. “Komisyon, işçileri dikkate almadan sadece hükümet ve işveren temsilcilerinin oylarıyla şekillendiriliyor” diyerek, temsil hakkının ortadan kalktığını vurguladı. Ağar, 1974 yılından beri işçileri temsil eden Türk-İş’in bu kararı almasının, örgütün tarihsel sorumluluğuna bir tezat oluşturduğunu belirtti.

“Komisyonun yapısı işçileri dışarıda bırakıyor. Zengin ile fakir arasındaki uçurum giderek artıyor. Bir kesim temel ihtiyaçlarını karşılamada zorlanıyor” sözleriyle, kararın sosyal adaleti koruma amacına hizmet ettiğini savundu.

Ekonomik ve Sosyal Etkiler

Ağar, son dönemde elektrik, doğal gaz ve su fiyatlarındaki artışların işçi ailelerini zorladığını, asgarinin gerçek alım gücünün eridiğini söyledi. “Art arda yaşanan yüksek fiyat artışlarıyla kayıplar eksiksiz bir biçimde karşılanmalıdır” diyerek, asgari ücrette yapılacak bir artışın tek başına enflasyonu tetiklemediğini, bunun yapısal bir sorun olduğunu vurguladı.

Ayrıca, “İstihdamı azaltacağına dair söylemler de doğru değildir. Sendikal örgütlenmenin olmadığı bir yerde bir işçi 2‑3 işçinin sorumluluğunu üstleniyor” şeklinde, iş gücünün aşırı yüklenmesinin işçi sağlığını tehdit ettiğini belirtti. Gebze yangınında hayatını kaybeden çocuk işçilerin, mevcut sistemin en vahim göstergesi olduğuna dikkat çekti.

Mali Talepler ve Sonuç

Türk-İş, komisyon öncesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a gönderdiği mektupta şu maddeleri vurguladı:

1. Enflasyon farkının telafi edilmesi: Geçen yıl %44,38 enflasyonun %30’u zamla karşılanmış, geriye kalan %14,38’lik kaybın tam olarak giderilmesi.

2. Temel ihtiyaç kalemlerinin (gıda, kira, eğitim, ulaşım, fatura) fiyat artışlarının tam karşılanması.

3. GSYİH ve kişi başına düşen gelirin artışıyla oluşan refahın işçiye yansıtılması için ilave bir artış yapılması.

Bu talepler, sadece asgari ücreti değil, aynı zamanda çalışanların yaşam kalitesini de doğrudan etkileyen geniş çaplı bir ekonomik dengeyi hedefliyor.

Geniş Yankı ve Gelecek Açıklamaları

Türk-İş’in masada yer almama kararı, hem işçi hareketleri hem de kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Uzmanlar, bu tutumun işçi-işveren ilişkilerinde yeni bir tartışma başlatabileceğini ve hükümetin komisyon yapısını yeniden gözden geçirme ihtiyacını gündeme getirebileceğini öne sürüyor.

Öte yandan, işçi sendikaları ve sivil toplum örgütleri, bu kararı işçi haklarının korunması için bir uyarı olarak nitelendiriyor ve komisyonun yapısal reformunu talep ediyor. Önümüzdeki haftalarda yapılacak ikinci toplantının içeriği ve Türk-İş’in yeniden katılım olasılığı merakla bekleniyor.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.