Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Sanayi üretiminde katma değerimiz 41 milyar dolardan 241 milyar dolara yükseldi. Dünyada 21’inci sıradan 14‑üncü sıraya çıktık; gerimizde hiçbir ülke önümüze geçemedi” diyerek Türkiye’nin rekabet gücünün artışını vurguladı.
Bu gelişme, küresel ekonominin ağırlık merkezinin Batı’dan Doğu’ya kaydığı bir dönemde stratejik bir avantaj olarak görülüyor.

Bu yıl otomotiv sektörü 41,5 milyar dolar değerinde ihracat rekoru kırdı. Son 23 yılda yıllık otomobil üretimi 357 bin adetten 1,4 milyon adede çıkarken, elektrikli, sürücüsüz ve bağlantılı araç teknolojileri yatırımlarıyla da sektörel dönüşüm hız kazandı.
TOGG üretim hattı 80 bin araç kapasitesine ulaştı ve 36 bin 700 şarj istasyonu 81 şehre yaygınlaştırıldı.
Savunma sanayisi ihracatı 23 yılda 248 milyon dolardan 8,4 milyar dolara yükseldi. Bu büyüme, yerli savunma ürünlerinin %20’lik payının %80’lerin üzerine çıkması ve 3 500’den fazla şirketin ekosisteme katılmasıyla mümkün oldu.
Kimya ve biyoteknoloji alanlarında da ihracat 2,7 milyar dolardan 31 milyar dolara çıkarken, yerli ilaç üretimi %57 değer bazında ve %92 kutu bazında yerelleşti.
Türkiye, yapay zeka altyapısını güçlendirmek için TÜBİTAK ARF süper bilgisayarının hesaplama kapasitesini 3 katına çıkardı. Yeni geliştirilen Türkçe Büyük Dil Modeli, kamu‑özel sektör projelerinde kullanılmaya başlandı.
10 milyar doların üzerindeki yatırımlar, veri merkezi bölgelerinin kurulması ve hidrojen, yenilenebilir enerji ve karbon yakalama projeleriyle yeşil dönüşüm hedeflerine hizmet edecek.
Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) sayısı 191’den 371’e, fabrika sayısı 11 bin’den 60 bin’e çıktı. İstihdam 415 bin kişiden 2,7 milyon iş gücüne yükseldi, bu da ülke ekonomisinin yıllık %6,5 büyümesine katkı sağladı.
Bu kapsamlı dönüşüm, 2002‑2025 yılları arasında AR‑GE harcamalarının 16,5 katına çıkarak 20 milyar dolara ulaşması ve bilimsel yayın sayısının 9 bin’den 52 bin’e yükselmesiyle de destekleniyor.