
Teknopark İstanbul’da iki gün süren HASAT 2025 etkinliği, savunma, teknoloji ve finans sektörlerinin bir araya geldiği geniş çaplı bir buluşma oldu. Etkinlikte 100’e yakın yatırımcı, 200’ün üzerinde Ar‑Ge firması ve 450’nin üzerinde girişimci yer aldı; iki gün içinde 1.000’den fazla iş görüşmesi gerçekleşti.
Abdurrahman Akyol ve Haluk Görgün gibi üst düzey yöneticilerin katılımıyla, Türkiye’nin savunma sanayi ekosisteminin gücü ve potansiyeli gözler önüne serildi.
Etkinlikteki basın toplantısında Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, “Bugün Türkiye, geliştirdiği teknolojilerle 185 ülkeye savunma sanayi ihracatı gerçekleştiriyor” diyerek ülkenin küresel pazardaki konumunu vurguladı. Görgün, ihracat rakamının 8,6 milyar dolar seviyesine yükseldiğini ve her gün yeni bir rekor kırıldığını belirtti.
Avrupa’da Aselsan’ın 400 milyon doların üzerinde bir Elektronik Harp Projesi sözleşmesi imzaladığı duyurusu, bu başarının somut bir örneği olarak gösterildi.

Görgün, önümüzdeki hafta açıklanacak daha büyük bir sözleşmenin sinyallerini verdi ve “Yalnızca bugün değil, yarınlar ve gelecek nesiller için de sürdürülebilir bir büyüme hedefliyoruz” şeklinde bir vizyon çizdi. Ayrıca, 540’ın üzerindeki firma arasında 220’sinin kuluçka aşamasında olduğu, 120’sinin ihracat yaptığı ve bu firmaların teknolojik üstünlüklerini artırmak için yoğun bir çaba sarf ettiği vurgulandı.
“İhracat yapmak kolay değil; teknoloji, maliyet ve satış sonrası güvence gibi pek çok faktörü bir arada yönetmek gerekir.” diyerek ihracat sürecinin zorluklarına değindi.
Teknopark İstanbul Genel Müdürü Abdurrahman Akyol, teknoparkın savunma ve sivil teknolojileri birleştiren bir “bereketli tarla” olduğunu belirtti. Örneğin, Enok firmasının geliştirdiği 7 tonluk insansız kara aracı, artık mayın temizleyicisi, mobil vinç platformu ve elektro‑optik sistemlerde de kullanılabiliyor. Bu çeşitlilik, savunma sektörünün sivil inovasyonlarla nasıl beslenebileceğinin canlı bir örneği.
Akyol, “Teknoparklar bugün 15,5 milyar dolar aşan bir ihracat rakamına ulaşmış durumdalar ve biz de Avrupa’nın en büyük girişimcilik merkezi olarak bu büyümeyi desteklemeye devam edeceğiz.” şeklinde bir açıklama yaptı. Sağlık, biyoteknoloji, yapay zeka ve ileri malzemeler gibi alanlarda da girişimcilere kapsamlı mentörlük, fon ve uluslararası ticaret desteği sağlandığını ekledi.
Son olarak, teknoparkın son beş yılda Türkiye’de “patent birincisi” olduğu ve girişimcilerin geliştirdiği ürünlerin milli güvenliğe katkı sağladığı vurgulandı.
Bu gelişmeler, Türkiye’nin savunma ihracatında küresel rekabet gücünü artırırken, yerli teknolojilerin dış pazarlarda daha fazla yer bulmasını sağlayacak stratejik bir adım olarak görülüyor.