
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileriyle bir emlak şirketinin 48 bin+ kullanıcıdan topladığı anket sonuçlarının birleştirildiği Kasım 2025 Gayrimenkul Raporu, hem toplam konut satış trendlerini hem de yabancıların hangi illerde yoğunlaştığını ortaya koyuyor. Raporda, konut piyasasındaki daralma, yabancı alıcıların azalan payı ve 2026 yılına yönelik beklentiler ayrıntılı bir biçimde analiz edildi.

Rapor, Türkiye genelinde Kasım ayında 141 bin 100 konut satışı gerçekleştiğini ve bu sayının geçen yılın aynı ayına göre %7,8 azaldığını gösteriyor. En yoğun satış İstanbul (24 bin 234), Ankara (12 bin 706) ve İzmir (8 bin 540) illerinde gerçekleşti. En düşük satışlar ise Ardahan (78), Bayburt (131) ve Artvin (152) gibi Doğu Anadolu şehirlerinde kaydedildi.
Kasım ayı itibarıyla yabancılara satılan konut adedi 1 943 oldu; bu, bir önceki yıla göre %9,7 azalma anlamına geliyor ve toplam konut satışları içindeki payı sadece %1,4’e geriledi. Yabancı alıcıların en çok tercih ettiği iller İstanbul, Antalya ve Mersin olarak sıralandı; bu üç il, yabancı talebinin %68’ini oluşturdu.
Yabancı alıcıların en çok konut satın aldığı ülke Rusya oldu; Rus vatandaşlarına 310 konut satışı yapıldı. Rusları Ukrayna (159) ve Almanya (151) takip etti. Diğer uyrukların satış rakamları ise 100’in altında seyrediyor. Bu veriler, Rus yatırımcıların Türkiye’deki gayrimenkul piyasasını hâlâ stratejik bir hedef olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
Raporun anket kısmı, kullanıcıların 2026 yılına dair konut planlarını da ele alıyor. %36’sı hâlâ karar aşamasında, %35 ise konut satın almayı düşünüyor. %21 kiralama, %8 yatırım amaçlı alım planlıyor. Bu dağılım, konut talebinde hâlâ belirsizlik ve temkinli bir yaklaşım olduğunu gösteriyor.
Anket sonuçları, yaşam döngüsü faktörlerinin konut tercihlerine etkisini de vurguladı. Katılımcıların %48’i aileyle birlikte yaşamayı, %17’si tek başına kalmayı tercih ediyor. Yatırımcı profili %15, öğrenci %9 ve yeni evli %11 olarak belirlendi. Bu demografik dağılım, özellikle büyük şehirlerde aile konut talebinin hâlâ güçlü olduğunu işaret ediyor.
En güçlü motivasyon %43’ün “bütçe yönetimi” olarak belirttiği ekonomik sürdürülebilirlik oldu. İkinci sırada %22 “daha iyi bir konuma geçmek”, %18 “yatırım fırsatı yakalamak” ve %17 “konforu artırmak” yer aldı. Bu veriler, alıcıların fiyat‑performans dengesi ve lokasyon faktörlerine odaklandığını gösteriyor.
Katılımcıların %34’ü “merkeze yakın ve ulaşım kolaylığı sunan” bir ev istemekte. %30 “mantıklı fiyat ve yüksek performans”, %24 “daha fazla alan ve ferahlık”, %12 ise “modern ve güvenli site yaşamı” öncelikli özellikler olarak işaretledi. Bu tercih, gelecekteki projelerin lokasyon‑odaklı ve fiyat‑performans odaklı tasarımlara yönelmesi gerektiğine işaret ediyor.
Toplamda, rapor Türkiye konut piyasasının 2026’da daha rasyonel, fiyat‑performans odaklı ve ulaşım açısından erişilebilir projelere kayacağını öngörüyor. Yabancı alıcıların toplam satışlardaki payının küçülmesi, yerli talebin ise daha temkinli bir yapı kazanması, sektörün yeni bir denge aşamasına girdiğini gösteriyor. Bu dinamikler, emlak yatırımcıları, geliştiriciler ve politika yapıcılar için kritik bir sinyal niteliği taşıyor.