Türkiye’nin doğrudan satış sektörünün çatı kuruluşu Doğrudan Satış Derneği (DSD) Yönetim Kurulu Başkanı ve Herbalife Türkiye Genel Müdürü Naime Yalçın, Ağustos 2024’te yürürlüğe giren Doğrudan Satış Yönetmeliği’nin sektöre sağladığı güven ortamının, büyüme ivmesiyle birleştiğinde ülke pazarını 2030’da 1 milyar dolar seviyesinin çok üzerine taşıyacağını belirtti.

Avon Türkiye, Oriflame Türkiye, Vorwerk Türkiye, LR Health & Beauty, QNET, Amare Global, Forever Living ve Homm Bitkisel gibi uluslararası ve yerli firmaların yöneticileri, İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında bir araya geldi. Toplantıda, WFDSA (World Federation of Direct Selling Associations)’nin Aralık ayı raporundan alınan küresel veriler, Türkiye’nin 2024 yılında 164 milyar dolarlık perakende satış hacmi ve 650 milyon dolarlık doğrudan satış pazar büyüklüğüne ulaşması gibi rakamlarla desteklendi.
Toplam 104,3 milyon bağımsız girişimci bu sektörden gelir elde ederken, 2021‑2024 döneminde Türkiye’nin “çarpıcı büyüme” kaydettiği bir pazar olduğu vurgulandı. Hedef, 2030’da Türkiye pazarını Avrupa’nın en büyük beş doğrudan satış pazarı arasına sokmak.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, kadınların iş gücüne katılım oranı %36,8, kadın girişimci oranı ise %8,2 seviyesinde. Doğrudan satış sektöründe girişimcilerin %77’si kadınlardan oluşuyor. Yalçın, “Esnek çalışma yapısı, düşük başlangıç maliyeti ve doğrudan tüketici teması, kadınların sektöre hızlıca entegre olmasını sağlıyor” diyerek, bu modelin kadın istihdamına katkısını vurguladı.
Yeni yönetmelik, sektöre 10 milyon TL sermaye ve 3 milyon TL teminat zorunluluğu getirdi. Şirketlerin Ocak ayına kadar Ticaret Bakanlığı’na başvuru yapması, doğrudan satıcıların T.C. kimlik numarası gibi benzersiz satıcı numarası alması zorunlu hale getirildi. Bu sayede tüketici‑satıcı ilişkisi daha şeffaf bir denetim çerçevesine oturtulmuş oldu.
Yalçın, “30 günlük iade süresi, tüketicinin güvenini pekiştiriyor; perakende sektöründeki 14 günlük iade süresine kıyasla doğrudan satışta bu süre iki katına çıkarılmış” şeklinde yeni düzenlemenin avantajlarını anlattı.
Dernek bünyesinde şu anda 12 firma yer alıyor; bunların büyük bir kısmı yabancı, üçü ise yerli firma. Yalçın, “Türkiye, son üç yılda Avrupa’da nadir büyüyen pazarlardan biri oldu. Ekonomik istikrar ve genç nüfus, doğrudan satış modelinin hızla yayılmasına zemin hazırlıyor” dedi.
Küresel pazarda 164 milyar dolar büyüklüğe ulaşan sektör, yeni yönetmelikle birlikte Türkiye’de 2026’da çift haneli büyüme oranlarına ulaşacağı öngörülüyor. “2030’da 1 milyar doları aşan ülkeler arasına girmek ve Avrupa’da ilk 5 ülke içinde yer almak hedefimiz,” şeklinde geleceğe dair umutlu bir tablo çizildi.
Yalçın, doğrudan satışın “herkes için fırsat sunan, 18 yaşını doldurmuş herkesin düşük sermaye ile başlayabileceği” bir model olduğunu vurguladı. Sektör, sürekli eğitim, mentörlük ve koçluk desteğiyle girişimcilerin ürün bilgisi, satış teknikleri ve dijital pazarlama konularında yetkinleşmesini sağlıyor. “Sosyal medya kullanımı, tüketiciye ulaşma stratejileri ve satış analizi gibi konularda düzenli eğitimler, satıcıların başarısını artırıyor” ifadeleriyle eğitim altyapısının önemine değindi.
Doğrudan satış, sadece satış hacmiyle sınırlı kalmayıp, istihdam yaratma, kadınların ekonomik bağımsızlığını artırma ve kırsal bölgelerde fırsat yaratma açısından da kritik bir rol oynuyor. Uzmanlar, sektördeki büyümenin tüketici güveni, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir iş modelleriyle paralel olarak devam edeceğini öngörüyor.
Yeni yönetmelik ve 2030 hedefi, Türkiye’nin doğrudan satış sektörünü küresel rekabette daha görünür bir konuma taşıma potansiyeli taşıyor. Bu çerçevede, sektörel paydaşların iş birliği, düzenleyici şeffaflık ve inovatif satış kanallarının entegrasyonu, hedeflenen 1 milyar doların çok ötesinde bir büyüme için kritik faktör olarak öne çıkıyor.