
Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan, 31 Aralık gecesi yayınlayacağı yeni yıl mesajında Türkiye’nin SDG’ye verdiği son sürenin dolmasına iki gün kala önemli noktalarına değinecek. Bu açıklama, Türkiye‑Suriye ilişkileri ve bölgedeki terör dinamikleri açısından büyük bir mercek altında takip ediliyor.

Öcalan’ın mesajında, Terörsüz Türkiye vizyonuna paralel olarak SDG’nin Suriye’ye entegrasyonu sürecinin “gerçekçi bir değerlendirme” gerektirdiği vurgulanacak. Uzmanlar, bu söylemin hem iç politikada hem de dış ilişkilerde yeni bir döneme işaret edebileceğini belirtiyor.
Süreçteki tıkanıklık ve son tarih
Suriye devletiyle SDG arasında 10 Mart 2025 tarihinde varılan mutabakata göre, SDG’nin Suriye ordusuna tam entegrasyonu için yıl sonuna kadar kesin bir takvim belirlenmişti. Ancak son haftalarda entegrasyon sürecinde ciddi bir duraklama yaşandığı rapor edildi. Bu durum, hem Şam hükümeti hem de Ankara’nın stratejik planlamasını zor durumda bırakıyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise, SDG’nin ilerleme kaydetmediğini ve “İsrail ile koordinasyon içinde bazı faaliyetleri yürüttüğünü” ifade ederek, bu durumun Şam’la yürütülen görüşmelerde büyük bir engel oluşturduğunu dile getirdi.
Yüksek gerilimli bir ortamda yeni gelişmeler
SDG’nin Suriye içindeki konumu, PKK/YPG’nin Suriye uzantısı olarak uluslararası güvenlik gündeminde yer almaya devam ediyor. 2025 Aralık ayı sonu itibarıyla verilen sürenin dolmasıyla birlikte, bölgedeki çatışma riski artıyor. Bu bağlamda, Mazlum Abdi’nin Şam ziyareti “teknik nedenlerle” ertelenmiş olması, sürecin daha da karmaşık bir hâl alabileceğine işaret ediyor.
Abdi’nin planlanan ziyareti, Suriye geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile doğrudan temas kurarak, SDG’nin entegrasyon sürecine dair somut adımlar atılmasını hedefliyordu. Ferhat Şami ise, bu ziyaretin yıl sonundan önce gerçekleşmesi gerektiğini vurgulamıştı; ancak son gelişmeler bu planı sekteye uğrattı.
Önümüzdeki günlerde neler bekleniyor?
Öcalan’ın mesajı, Türkiye’nin SDG’ye yönelik tutumunu yeniden şekillendirebilir. Uzmanlar, mesajda “Suriye’deki terör tehdidiyle mücadelede yeni bir strateji” ifadesinin yer alması halinde, Ankara’nın bölge politikası ve uluslararası müzakerelerde daha sert bir duruş sergileyebileceğini öngörüyor.
Bu gelişmeler ışığında, hem iç güvenlik hem de dış politika uzmanları, önümüzdeki haftalarda olası bir kriz yönetimi planı ve yeni diplomatik hamlelerin ortaya çıkacağını tahmin ediyor. SDG’nin entegrasyon sürecine ilişkin son tarih yaklaştıkça, bölgedeki tüm aktörlerin hareketleri daha da yakından izlenecek.