
Milli Savunma Bakanlığı, Karadeniz üzerinden hava sahamıza yaklaşan bir hava izi tespit edildiğini ve rutin prosedürler çerçevesinde bu iznin NATO ve Milli Kontrol’deki F‑16 savaş uçakları tarafından takibe alındığını duyurdu. Bakanlık sözcüsü, “İz, kontrol dışı bir insansız hava aracı (İHA) olduğu anlaşıldı; sivillerin güvenliği için meskun olmayan bir bölgede etkisiz hale getirildi” ifadelerini kullandı.

Eskişehir’de bulunan Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi (BHHM), aynı zamanda NATO’nun ortak görev alanı olarak da hizmet vermekte. Gece yarısı saatlerinde radar operatörleri, Karadeniz’den gelen düşük irtifa ve alçak seyran bir hava izi tespit etti. İlk başta bu iz, meteoroloji balonu olasılığıyla değerlendirildi; ancak radar verileri ve akustik analizler, izde pervane izleri olduğunu ortaya koydu.
İHA, tespit edildikten sonra Çankırı‑Ankara‑Kırıkkale hattı üzerinde kuzey‑güney doğrultusunda ilerledi. Uydu bağlantılı olduğu tahmin edilen araç, Çankırı‑Elmadağ bölgesindeki çizgisinde sabit bir hızla seyrediyordu. Merzifon 5. Ana Jet Üssü’nden havalanan F‑16’lar, ilk kez tespiti yaptıklarında aracın üst kısmında pervane bulunduğunu raporladılar. Bu bilgiler ışığında, BHHM “bekler vaziyette” bulunan F‑16’lara alarm reaksiyonu verildi.
İHA, meskun olmayan, sivillerin bulunmadığı bir bölgeye yönlendirildi ve Ankara il sınırları yakınındaki açık alanda F‑16 savaş uçağı tarafından füze ile etkisiz hâle getirildi. Yetkililer, aracın Çankırı‑Ankara‑Kırıkkale üçgeninde, özellikle Çankırı‑Elmadağ arasındaki çizgi üzerinde vurulduğunu belirtti. Bu sayede, potansiyel bir tehdit ortadan kaldırıldı ve bölgedeki sivil yaşamın güvenliği sağlandı.
Bu olay, Türkiye’nin hava sahası güvenliğinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, artan insansız hava aracı teknolojisinin kontrol dışı seyran riskine karşı daha sıkı izleme ve hızlı müdahale protokollerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, NATO iş birliğinin bu tür krizlerde sağladığı avantajların önemi de bir kez daha kanıtlanmış oldu.