Cynthia Ming, 6 Eylül 2022 gecesi Texas’ın McLennan kasabasındaki evine pencereden zorla girmiş ve yan odada oturan 45 yaşındaki komşusu Angie Melissa Moore‘u başından vurarak öldürdü. Olayın hemen ardından “Kan içmek bir ritüel gibi geldi” diye itiraf etti.
Moore, saldırıyı fark ettiğinde panik içinde 911’i aramış ve “Biri pencereden eve girmeye çalışıyor!” diyerek yardım talep etmişti. Polis ekipleri olay yerine vardıklarında Moore’u tamamen çıplak, ağır yaralı ve kan içinde buldular; vücudunda birden fazla darbe izine rastlandı.
Zanlı Ming, olay yerinden kaçmaya çalışırken polis tarafından şok cihazı (tasered) ile etkisiz hâle getirildi ve tutuklandı.

Sorgularda Ming, cinayeti komşusunun köpeğini öldürmesi nedeniyle işlediğini ileri sürdü. Soruşturma raporları, saldırı sırasında Ming’in Moore’un kanını içtiğine dair ifadeler içeriyor. Bu iddialar, olayın şok edici doğasını artırdı.
Mahkemeye sunulan psikiyatrik raporlar, Ming’in borderline kişilik bozukluğu, histrionik kişilik bozukluğu ve şizoaffektif bozukluk tanılarına sahip olduğunu belirtti. İlk aşamada “akıl sağlığım yerinde değildi” savunmasını yapan zanlı, daha sonra suçunu kabul ederek savcılıkla anlaşma imzaladı.
Mahkeme, Ming’in suçunun ağırlığı ve toplumda yarattığı tedirginliği göz önünde bulundurarak 50 yıl hapis cezasına hükmetti. Anlaşma kapsamında, cezanın kesinleşmesi için temyiz hakkı kullanılmadı ve karar kesinleşti.
Kriminologlar, bu tür “kan içme” motivasyonlu cinayetlerin nadir olduğunu ve genellikle ciddi psikiyatrik bozuklukların bir işareti olduğunu vurguladı. Yerel halk ise bu trajik olayı “toplumda güven duygusunun sarsılması” olarak nitelendiriyor ve polis güvenliğinin artırılması çağrısında bulunuyor.