Havacılık sektörü, 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek olan yeni tavan fiyat uygulamasını resmi olarak duyurdu. Bu tarih, Herdem Aviation ve diğer taşıyıcıların ortak çalışmasıyla belirlenen bir takvim çerçevesinde belirlendi.
Yeni düzenlemeye göre iç hat bilet fiyatları iki ayrı yüzde diliminde sınırlanacak:
%70 oranındaki biletlerde maksimum fiyat 3.710 TL olarak sabitlenirken, kalan %30 dilimindeki biletlerde ise 6.100 TL üst sınırı getirildi. Bu iki katmanlı model, farklı rotalar ve talep seviyeleri göz önünde bulundurularak tasarlandı.
Aktarmalı yolculuklarda, mevcut uygulamada olduğu gibi toplam ücretin iki katına varabilmesi hâlâ mümkün. Ancak, business class biletlerine yönelik herhangi bir tavan fiyat kısıtlaması bulunmuyor; bu, lüks seyahat segmentinin fiyat esnekliğini korumasını sağlıyor.
Havacılık temsilcileri, özellikle yakıt maliyetleri ve operasyonel giderlerin artışına dikkat çekerek, fiyatlama esnekliğinin artırılması gerektiğini vurguladı. Yeni sistem, taşıyıcıların maliyet artışlarını yansıtabilmelerine ve iç hat pazarındaki dengenin korunmasına yardımcı olmayı hedefliyor.
Yolcular, aynı rotada farklı bilet sınıflarıyla karşılaştıklarında fiyat farklılıklarıyla daha net bir çerçeveye sahip olacaklar. Özellikle ekonomik sınıf yolcuları, artık “üst sınır aşılamaz” ilkesinin getirdiği güvenceyle seyahat ederken, premium segmentteki müşteriler ise fiyat esnekliğinden faydalanmaya devam edecek.
Ekonomi uzmanı Dr. Selim Yılmaz, yeni tavan fiyatların “piyasa dengelerini koruyacak ve rekabeti artıracak” şeklinde bir etki yaratacağını belirtti. Ayrıca, Türk Hava Yolları temsilcisi, yeni fiyatların “müşteri memnuniyetini yükseltecek” bir adım olduğunu ifade etti.

Bu görsel, yeni fiyatların uygulanacağı iç hat uçuşlarıyla ilgili bir promosyon kampanyasını gösteriyor.
2026 sonrası için öngörülen fiyat politikaları, hem taşıyıcıların hem de yolcuların uzun vadeli planlamalarına etki edecek. Yeni tavan fiyatların, sektörel rekabeti canlandırması ve kârlılık oranlarını iyileştirmesi bekleniyor. Ayrıca, bu düzenleme, Türkiye’nin hava ulaşımını uluslararası standartlarla daha uyumlu hale getirme çabalarının bir parçası olarak görülüyor.