
ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Avrupa ülkelerinden üst düzey temsilcilerle bir araya gelerek Ukrayna’ya yönelik güvenlik garantileri konusunu masaya yatırdıklarını duyurdu. Görüşmeye, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump’ın danışmanı ve damadı Jared Kushner, İngiltere Ulusal Güvenlik Danışmanı Jonathan Powell, Fransa Cumhurbaşkanlığı danışmanı Emmanuel Bonne, Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rustem Umerov ve Almanya Başbakanı’nın dış ve güvenlik politikası danışmanı Günther Sautter da katıldı.

Witkoff, toplantının üç temel hedefe odaklandığını belirtti:
1. Güvenlik Garantilerinin Güçlendirilmesi: Ukrayna’nın sınırlarının güvence altına alınması ve olası yeni saldırıların önlenmesi için NATO ve diğer uluslararası güçlerin taahhütlerini netleştirmek.
2. Barış Sürecinin Hızlandırılması: Minsk anlaşmalarının uygulanmasını destekleyecek somut adımların planlanması ve diplomatik çabaların artırılması.
3. Bölgesel İstikrarın Sağlanması: Doğu Avrupa’da uzun vadeli istikrarı temin edecek ekonomik ve askeri yardımların koordine edilmesi.
Ukrayna, iki yıldan uzun süredir süren çatışmanın ardından uluslararası topluluktan artan bir güvenlik desteği talep ediyor. ABD ve Avrupa’nın ortak hareketi, Rusya’nın bölgedeki etkisini sınırlamayı ve Ukrayna’nın egemenliğini korumayı amaçlıyor. Bu görüşme, daha önceki diplomatik girişimlerin ötesinde, konkret taahhütler ve mali destek paketleri içeriyor olmasıyla dikkat çekiyor.
Witkoff, önümüzdeki haftalarda detaylı bir güvenlik çerçevesi taslağının hazırlanacağını ve bu taslağın hem Washington hem de Brüksel’deki ilgili bakanlıklar tarafından inceleneceğini söyledi. Ayrıca, Ukrayna’nın savunma kapasitesini artırmak için yeni silah satışları ve eğitim programlarının da gündeme alınacağı vurgulandı.
Toplantının sonucunda, Ukrayna’nın güvenliğini sağlamaya yönelik uluslararası bir konsensüs oluşturulması ve bu konsensüsün somut adımlarla hayata geçirilmesi hedefleniyor. Uzmanlar, bu gelişmenin bölgedeki tansiyonu düşürebileceğini ve barış sürecine yeni bir ivme kazandırabileceğini öngörüyor.