
Gözlerimiz bağlanmış bir şekilde, Ukrayna’nın en yeni ve en gizli silah projelerinden biri olan Flamingo seyir füzelerinin üretildiği kapalı bir komplekse götürülürken, güvenlik protokolleri neredeyse bir sır gibi saklanıyor. Fire Point şirketine ait iki fabrika, daha önceki saldırılar nedeniyle kritik öneme sahip ve hâlâ hedef olmaktan kurtulmuş durumda.
“Bu tesislerdeki her metre, ülkenin hayatta kalma mücadelesinin bir parçası,” diye ekliyor bir güvenlik görevlisi.
Flamingo füzeleri, 3.000 km menzil ve Londra otobüsü uzunluğunda bir gövde ile dikkat çekiyor. Uzun bir tüpün üzerine monte edilmiş dev bir jet motoru, füzeye hem yüksek irtifa hem de büyük taşıma kapasitesi sağlıyor. İlk prototiplerin aksine, “Rus petrolü tükettiği için” pembe yerine kara renk tercih edildi.
Bu silah, II. Dünya Savaşı’nın Alman V‑1 roketiyle görsel ve teknolojik açıdan benzerlik gösterse de, modern kompozit malzemeler ve yerli üretilen elektronik kontrol birimleri sayesinde çok daha hassas bir hedefleme sunuyor.
Fire Point’in baş teknik sorumlusu İrina Terekh, 33 yaşındaki eski bir mimarın, şu anda Rus savaş makinelerini yok etmek için bir mühendislik laboratuvarı kurduğunu belirtiyor. Şirket, günde 200’den fazla insansız hava aracı (İHA) üretebilen bir hat kurmuş; bu araçların her biri FP1 ve FP2 modelleriyle Ukrayna’nın uzun menzilli saldırılarının %60’ını gerçekleştiriyor.
Bir FP1/FP2’nin maliyeti yaklaşık 50.000 dolar iken, Rusya’nın Shahed İHA’ları aynı kapasitede üç kat daha pahalı. Bu maliyet avantajı, Ukrayna’nın savunma harcamalarını optimize etmesine ve batıdan gelen maddi yardıma bağımlılığını azaltmasına olanak tanıyor.
Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Komutanı General Oleksandr Syrskyi, Flamingo füzesinin Rusya’nın ekonomik altyapısına “bu yıl 21,5 milyar dolar” değerinde zarar verdiğini iddia ediyor. Bu rakam, özellikle petrol rafinerileri, silah fabrikaları ve mühimmat depoları gibi kritik hedeflere yapılan derin darbe saldırılarının bir yansıması.
Ukrayna’nın “akıl ve taktik” temelli savunma stratejisi, Batı’nın eski nesil Tomahawk füzesine benzer, ancak daha düşük maliyetli ve yerli üretim olduğu için sürdürülebilir bir avantaj sunuyor.

Batı ülkeleri, Flamingo gibi derin darbe silahlarının ihracatını sınırlamaya çalışırken, Ukrayna bu teknolojiyi tamamen yerli tedarik zinciriyle üretmeyi hedefliyor. Çin ve ABD gibi büyük güçlerden parça alınmaması, hem siyasi bağımsızlığı hem de tedarik risklerinin önlenmesi açısından kritik bir karar olarak vurgulanıyor.
ABD’nin önceki yıllarda verdiği 70 milyar dolarlık askeri destek, Trump yönetimi altında büyük ölçüde azalırken, Avrupa ülkeleri bu boşluğu doldurmakta zorlanıyor. Bu durum, “Ukrayna’nın kendi silahlarını üretmesi, gerçek bir güvenlik garantisi” olarak nitelendirilen bir stratejiyi zorunlu kılıyor.
Flamingo füzeleri, hem menzili hem de maliyet etkinliği sayesinde Ukrayna’nın uzun menzilli saldırı kapasitesini dramatik şekilde artırıyor. Bu silahın üretimi ve dağıtımı, ülkenin savunma sanayisinin bağımsızlaşmasını hızlandırırken, bölgesel güç dengelerinde yeni bir denge unsuru oluşturuyor. Uzun vadede, bu tür yerli üretim projelerinin sürdürülmesi, Ukrayna’nın sadece askeri değil, aynı zamanda teknolojik bir aktör olarak da tanınmasını sağlayabilir.