
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD’de yürütülen üst düzey görüşmelerin ardından, Ukrayna barış müzakerelerine ilişkin “ilerleme kaydedildiğini” ve bu gelişmeyi memnuniyetle karşıladığını sanat medya hesabından duyurdu. Von der Leyen, ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Avrupa’nın önde gelen liderlerinin katıldığı uzun bir telefon görüşmesinin gerçekleştiğini vurguladı.

Görüşmede, tarafların güçlü güvenlik garantileri sağlaması gerektiği, savaşın sona ermesi için somut adımların atılması ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün korunması konularının öncelikli olduğu ifade edildi.
Von der Leyen’in açıklamaları, AB’nin Ukrayna’ya verdiği politik desteğin ve diplomatik çabaların bir göstergesi olarak yorumlandı. Başkan, müzakerelerdeki ilerlemeyi pekiştirmek için AB’nin tüm kaynaklarıyla çalışmaya devam edeceğini ve “ilk günden itibaren en önemli hususlardan birinin güvenlik garantileri olduğunu” bir kez daha hatırlattı.
Bu gelişme, Rusya‑Ukrayna çatışmasının 2022 yılındaki patlak vermesinden bu yana görülen en umut verici adımlardan biri olarak görülüyor. AB’nin ve ABD’nin ortak çabaları, Rusya’nın jeopolitik baskısını azaltmayı ve bölgedeki istikrarı yeniden tesis etmeyi hedefliyor. Uzmanlar, güvenlik garantileri ve ekonomik destek paketlerinin müzakerelere entegre edilmesinin, kalıcı bir barış sürecinin temel taşı olacağını belirtiyor.
Von der Leyen, ayrıca Avrupa Parlamentosu’na, “Bu süreçte AB’nin sorumluluğu yalnızca diplomatik destekle sınırlı değil; aynı zamanda insani yardımlar, yeniden inşa fonları ve enerji güvenliği konularında da aktif rol alması gerekiyor” şeklinde bir mesaj iletti.
AB liderleri, önümüzdeki haftalarda Kyiv ve Moskova’da gerçekleşecek ikili ve çok taraflı toplantılarla müzakereleri derinleştirmeyi planlıyor. Von der Leyen, “Müzakereler hâlâ zorlu bir süreç, fakat elde ettiğimiz ilerleme, tarafların diyalog yolunu seçmeye istekli olduklarını gösteriyor” diyerek sürecin devam edeceğini vurguladı. Barışın kalıcı olması için kapsamlı bir denetim mekanizması, sınır güvenliği ve mültecilerin geri dönüş planlarının da müzakerelere dahil edilmesi gerektiği* sözü verildi.
Bu gelişmeler, hem Avrupa’da hem de dünya genelinde diplomatik çevreler tarafından yakından izleniyor. İlerleyen günlerde yapılacak açıklamalar ve olası yeni anlaşmalar, bölgenin istikrarını belirleyecek kritik adımlar olarak değerlendiriliyor.