

İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, uzun vadeli yetersiz uykunun dikkat, hafıza ve öğrenme kapasitesini olumsuz etkilediğini vurguladı. “Kısa vadede zihinsel yorgunluk ve enerji düşüklüğü görülürken, kronik uykusuzluk demans riskini artırır.” şeklindeki açıklamaları, uyku eksikliğinin sadece geçici bir rahatsızlık olmadığını, beyin yapısal bütünlüğünü de tehdit ettiğini ortaya koyuyor.
Topçuoğlu, uykusuzluğun özellikle hipokampüs, prefrontal korteks ve amigdala bölgelerini hedef aldığını belirtti. Hipokampüs bozulduğunda hafıza oluşumu ve uzun süreli bellek transferi zorlaşır; prefrontal korteksin zarar görmesi dikkat ve odak kaybına, amigdala aşırı uyarılması ise duygusal dengesizlik ve impuls kontrol problemlerine yol açar.
Üstelik uyku sırasında devreye giren glimfatik sistem, beyindeki toksinleri temizleyerek sinir hücrelerinin onarımını sağlar. Bu süreç hafıza pekiştirme ve nörolojik yenilenme için kritik bir rol oynar.
Yüksek şeker ve trans yağ içeren işlenmiş gıdalar, beyin için “yüksek risk” olarak tanımlandı. Topçuoğlu, “Cips, şeker ve fast‑food gibi ürünler dopamin salınımını aşırı düzeyde uyarır; bu da haz tuzağı yaratıp bağımlılık oluşturur.” dedi. Uzun vadede dopamin reseptörlerinin duyarsızlaşması motivasyon, ruh hali ve bilişsel performansı zayıflatır.
Hayvan deneylerinde, kafeterya tipi besinlerle beslenen farelerin hipokampüsünde yapısal bozulma gözlemlenmiştir; bu, insanlarda da benzer bir riskin var olabileceğine işaret eder.
Topçuoğlu, yeterli su alımının beyin hücrelerinin hacmini koruduğunu ve elektrolit dengesini sağladığını vurguladı. Su eksikliği, toksinlerin temizlenmesini engelleyerek beyin fonksiyonlarını doğrudan zayıflatır.
“Her gün açık havada en az 20‑dakikalık yürüyüş yapılmalı.” diye ekledi Topçuoğlu. Egzersiz, stres hormonlarını azaltıp kan akışını iyileştirerek uyku düzenine de olumlu etkiler sağlar.
Ayrıca sosyal izolasyondan kaçınmak, beyin uyaran çeşitliliğini artırarak yenilenme yetisini korur. Dengeli ve düşük şekerli beslenme, düzenli uyku ve su tüketimi, beyin sağlığının üç temel taşı olarak önerildi.
Bu kapsamlı öneriler, bireylerin kognitif fonksiyonlarını koruması ve uzun vadeli nörolojik hastalık riskini azaltması için hayati öneme sahiptir.