Ulus Meydanı’nda toplanan partililer ve vatandaşlar, “Uyuşturucu En Büyük Terördür” sloganlı pankartlarla madde bağımlılığının toplumsal yıkımını gözler önüne serdi. Türk Gençliğine Sahip Çık, Rehabilitasyon Merkezleri İstiyoruz ve Uyuşturucuya Hayır gibi mesajlar, kalabalığın büyük bir kısmı tarafından coşkuyla okundu.

Katılımcılar, elindeki pankartlarda “Bağımlılık Gençlerimizi Çalamaz; ve Millet Buna İzin Vermez” gibi güçlü ifadelerle devletin sorumluluklarını hatırlattı. Birçok aile, çocuklarının madde bağımlılığı yüzünden yaşadıkları travmayı ve sosyal dışlanmayı anlattı; bu da olayın ne kadar yaygın olduğunu gözler önüne serdi.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, konuşmasında “Türkiye’de yaklaşık 7-8 milyona varan madde bağımlısı evlatlarımız var” diyerek sorunun boyutunu vurguladı. “Rehabilitasyon merkezleri yok, 24 saat takip gerektiren bir süreç var; bu merkezlerin yaygınlaştırılması şart” diye ekledi.
Ağıralioğlu, annelerin ve babaların yaşadığı korkuyu şu sözlerle dile getirdi: “Kapılarını kilitleyip yatan anneler, evlatlarının kendilerini öldüreceğinden korkuyor. Bu korku, bir ailenin çöküşünün habercisi.”
Konuşmasında ayrıca, “Bu bir siyaset üstü mesele değil, bir millet meselesidir” ifadesiyle tüm siyasi partileri sorumluluk almaya çağırdı. “İktidar, muhalefet fark etmeksizin, devletin tüm bakanlıkları bu soruna odaklanmalı” dedi.
Yavuz Ağıralioğlu, diğer muhalefet partilerinin de benzer hassasiyete sahip olduğunu belirterek, “Bu iş bir parti meselesi değil, ülkenin geleceği meselesi” diye vurguladı. “Annelerin ve babaların çığlığı duyulmazsa, milletimizin geleceği karanlık bir yola sürüklenir” şeklinde konuşmasını sonlandırdı.
Basın açıklamasının ardından, madde bağımlısı gençlerin anneleri sahneye çıktı. Çocuklarını kaybetme korkusunu, toplum dışlanmasını ve tedaviye erişimdeki zorlukları anlattılar. Bir anne, “Çocuğumun tedavi sürecinde devletin desteği yok; sadece çaresizlik içinde bekliyoruz” diyerek duygularını paylaştı.
Bu duygusal anlar, toplumsal bir farkındalık yaratmanın yanı sıra, acil politika değişikliği gerekliliğini de ortaya koydu. Uzmanların da desteklediği bir görüş olarak, rehabilitasyon merkezlerinin sayısının artırılması, gençlerin topluma yeniden kazandırılması ve ailelerin psikososyal destek alması gerektiği vurgulandı.
Uzmanlar, madde bağımlılığına karşı çok yönlü bir yaklaşım öneriyor: erken teşhis, okul temelli farkındalık programları, aile danışmanlığı ve devlet destekli rehabilitasyon merkezleri. Ayrıca, gizli finansman ve yasa dışı dağıtım ağlarının çökertilmesi için güvenlik birimlerinin koordineli çalışması gerektiği belirtildi.
Bu kapsamda, Anahtar Parti’nin talep ettiği 24 saatlik bakım hizmeti sunabilen, modern ekipman ve uzman kadroya sahip rehabilitasyon merkezlerinin 2026 yılına kadar en az 50 yeni tesis olarak açılması hedefleniyor.
Toplumun tüm kesimlerinin bu soruna duyarlılık göstermesi, yalnızca politikacıların değil, sivil toplum kuruluşlarının, akademisyenlerin ve medya organlarının da sorumluluğu olduğunu hatırlatıyor.