
Uzun Çarşı, Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 18. ve 19. yüzyıllara uzanan köklü bir ticaret merkezidir. “Burası nesilden nesile aktarılan bir miras” diyerek esnaflar, çarşının sadece ekonomik bir alan değil, aynı zamanda sosyal bir buluşma noktası olduğunu vurguluyor.

Teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte, bazı esnaflar yüz yüze satıştan vazgeçmezken, diğerleri dükkanlarını “internete taşıyarak” yeni bir gelir kaynağı yaratıyor. Aksesuar mağazası sahibi Hüseyin Oğuz Çelik, gelirin yarısının e‑ticaret üzerinden geldiğini belirterek, “Çağa ayak uydurmayan esnaf yakında batma riskiyle karşı karşıya” diyor.
Sezer Akyıldız (gümüşçü): “Babamdan devraldım, düzenli müşterilerimiz var. İnternetten satılan ürünlerde %29 komisyon ödüyorsun, bu yüzden internete çok yanaşmıyoruz.”
Sinen Pekçetin (ayakkabı dükkanı): “Genç nesil artık çarşıda gezmek yerine dijital mecralar ve AVM’lerden alışveriş yapıyor. Bizim müşterilerimiz hâlâ ürünleri görerek, deneyerek alıyor.”
Engin Bakır (80) ve Yusuf Ekşi (47): “Yüz yüze alışveriş, pazarlık ve ürünün fiziksel olarak görülmesi bizim için hâlâ en güvenli yol.”
Çelik, “E‑ticaret herkesin girmesi gereken bir alan. Nüfus 2 milyon oldu, yerel markaların önemi azaldı. Teknolojiyi reddedersek yavaş yavaş batacağız” şeklinde uyarıda bulundu. Esnaflar, güven, komisyonlar ve fiziki temas eksikliği gibi faktörleri dijitalleşmenin önündeki engeller olarak görüyor.
Uzun Çarşı’da e‑ticaret bir takviye olarak görülse de, birçok dükkan hâlâ fiziksel varlığını korumak zorunda. Uzmanlar, esnafların online platformları sadece ek bir satış kanalı olarak kullanması, hem geleneksel müşteri ilişkilerini hem de dijital gelir akışını dengelemesi gerektiğini vurguluyor.