
Terör örgütü DEAŞ’ın Yalova’nın Çınarcık ilçesinde bulunan hücre evine yönelik uzun ve çetin bir operasyon, gece 02.00’de başladı. Operasyon süresince teröristler, “Çocuklara yazık, teslim ol” gibi tehditler yönelterek ateş açtı; hatta kadın ve çocukları canlı kalkan hâlinde kullanmaya çalıştılar. Çatışma, güvenlik güçlerinin üstün ateş gücü ve taktiksel manevraları sayesinde yaklaşık 8 saat sürdü. Sonuçta 3 polis memuru şehit olurken, 8 polis memuru ve bir belediye bekçisi yaralandı. Operasyonda 6 terörist öldü, 5 kişi ise gözaltına alındı.

Yalova Emniyet Müdürlüğü, şehit düşen polis memurları İlker Pehlivan, Turgut Külünk ve Yasin Koçyiğit için duygusal bir tören düzenledi. Memurlar, terörün zulmüne karşı “nazlı hilal” uğruna canlarını feda eden gerçek kahramanlar olarak anıldı. Törene katılan aile bireyleri, meslektaşları ve yerel yöneticiler, gözyaşları içinde vefat eden polislerin fedakarlığını ve görev aşkını yürekten bir kez daha hatırlattı.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, törende yaptığı konuşmada şunları vurguladı:
“Vatan toprağımız payidar kalsın diye şehit olan 3 polisimizi rahmete uğurluyoruz. Onlar, zulmün karşısında durmanın vakarı ile görev yaptı. Nazlı hilal uğruna ölmeyi göze alan şehitler ocağının neferleriydi.”
Yerlikaya, “Terörle mücadelede hiç durmadan milletimizin duaları, kahraman asker ve polisimiz ve Allah’ın izniyle devam edeceğiz. Şehitlerimizin hatırasını yaşatmak, onların emanet bıraktığı bu vatana sahip çıkmak bizim borcumuzdur.” şeklinde konuştu ve terörün fırsat beklemediği, bundan sonra da fırsat vermeyeceği mesajını verdi.
Operasyonun ardından Yalova’da ve ülke genelinde büyük bir dayanışma gösterisi yaşandı. Halk, şehit polis memurlarının ailelerine maddi ve manevi destek sağlarken, güvenlik güçleri ise terörün kökünü kazıma kararlılığını bir kez daha dile getirdi. Uzmanlar, Yalova’da DEAŞ gibi terör örgütlerinin hâlâ bölgede varlık gösterdiğini ve güvenlik güçlerinin istihbarat, saha operasyonları ve toplumsal farkındalık çalışmalarını artırması gerektiğini belirtiyor.
Bu acı olay, Türkiye’nin terörle mücadelede ne kadar kararlı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. 86 milyonluk milletin ortak duası ve polis-asker kardeşliğinin gücü, gelecekteki tehditlerin önüne geçmek için en büyük silah olarak görülüyor.