
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el‑Alimi, ülkenin ulusal güvenliğini ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle, ülke genelinde 90 gün sürecek bir olağanüstü hâl (OHAL) kararı aldı. Resmi haber ajansının yayınladığı açıklamaya göre, bu karar tüm limanlar, sınır kapıları ve hava sahası için 72 saatlik bir ambargo uygulamasını da içeriyor.

Ambargo, hem ticari hem de askeri malzemenin ülkeye giriş çıkışını durdurmayı, aynı zamanda bölgedeki silahlı grupların lojistik destek almasını engellemeyi hedefliyor. Kararın yürürlüğe girmesinden itibaren 72 saat içinde tüm hava, deniz ve kara geçişleri askıya alınacak ve bu süre zarfında ihlallerin sert yaptırımlarla karşılanacağı belirtiliyor.
El‑Alimi, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) destekli Güney Geçiş Konseyi’nin Hadramut ve El‑Mahra vilayetlerinde geniş bölgeleri ele geçirmesi üzerine, BAE ile yapılan güvenlik anlaşmasını tek taraflı olarak feshettiğini duyurdu. Bu adım, bölgedeki güç dengesini yeniden şekillendirebilir ve uluslararası diplomatik ilişkileri zorlayabilir.
Fesih sonrası, BAE destekli gruplara 24 saat içinde işgal ettikleri alanlardan çekilmeleri gerektiği bildirildi. İlgili güçlere, geri çekilmeleri hâlinde yeni bir diyalog çerçevesi oluşturulacağına dair söz verildi, aksi takdirde ek askeri önlemler alınacağı uyarısı yapıldı.
OHAL ilanı ve ambargo uygulaması, Birleşmiş Milletler, Arap Birliği ve komşu ülkeler tarafından yakından izleniyor. Bazı ülkeler, Yemen’in iç işlerine müdahale riskine karşı temkinli bir duruş sergilerken, diğerleri ise insan hakları ve insani yardım akışının kesintiye uğramaması gerektiğini vurguluyor. Özellikle, sınır kapılarındaki sıkı kontrollerin sivillere zarar vermemesi için uluslararası kuruluşların gözetiminde hareket edilmesi talep ediliyor.
Uzmanlar, OHAL’in süresinin uzaması ya da ambargonun genişletilmesi durumunda, Yemen’deki insani krizin derinleşebileceğini ve ekonomik çöküşün hızlanabileceğini öngörüyor. Öte yandan, BAE‑destekli grupların geri çekilmesi ve yeni bir barış süreci başlatılması halinde, bölgenin istikrar kazanması ve yeniden inşa sürecine girme potansiyeli de bulunuyor.
Bu gelişmeler ışığında, Yemen’in önümüzdeki aylarda hem iç hem dış politikada kritik kararlar alması ve bölgesel aktörlerin tutumlarını yeniden değerlendirmesi bekleniyor.