“Bizim hedefimiz, Türkiye Yüzyılı’nı darbe ürünü bir anayasayla değil, temel hak ve özgürlükleri önceleyen yeni bir toplum sözleşmesiyle karşılamak, demokratik, sivil, katılımcı bir anayasa borcumuzu milletimize ödemektir.” diyerek konuşmasına başlayan Bakan Tunç, yeni anayasanın yalnızca bir metin olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası insan hakları standartlarıyla uyumlu bir toplum sözleşmesi olduğunu belirtti.

Toplantı, Ankara Hakimevi’nde ‘İnsan Hakları Kurumları Değerlendirme Toplantısı’ adıyla düzenlendi. TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Derya Yanık, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Serap Yazıcı Özbudun ve TİHEK Başkanı Fahrettin Altun da katılımcılar arasındaydı.
Geçmiş üç on yılı değerlendirirken, Tunç “Türkiye’yi yüksek standartlı demokrasi hedefine taşıyan köklü bir dönüşümün yapı taşları” olduğunu vurguladı. 1995’teki Anayasa değişikliklerinden 2010’da bilgi edinme hakkının anayasaya eklenmesine, 2016’da Kamu Denetçiliği Kurumu’nun kurulmasına kadar uzanan bir reform sürecinden bahsetti.
“2003 yılında 4982 sayılı kanunla yürürlüğe giren bilgi edinme hakkını 2010 Anayasa değişikliğiyle anayasaya güvence altına kavuşturarak, vatandaşlarımızın devlete erişimini daha şeffaf ve güvenilir bir zemine taşıdık.” şeklinde konuştu.
Bu çerçevede, bireysel Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) başvurularını önlemek amacıyla “Bireysel Başvuru” mekanizması getirildi; ayrıca idari işlemler nedeniyle mağdur olan vatandaşların haklarını koruyacak Kamu Denetçiliği Kurumu kuruldu.
Tunç, “Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nu hayata geçirdik; bu kurum insan onurunu korur, ayrımcılığa karşı eşitlik ilkesini güçlendirir” diyerek yeni kurumun önemine değindi. Anayasa Mahkemesi’nin ve Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun yapısının daha demokratik bir hale getirildiği, Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin kaldırıldığı ve Milli Güvenlik Kurulu’nun sivilleştirildiği vurgulandı.
“Anayasa’da kadın haklarından çocuk haklarına, temel hak ve özgürlükleri genişleten reformları milletimizin onayıyla hayata geçirdik.” şeklinde ekledi.
Özellikle geçici 15. maddenin kaldırılması, darbecilerin yargılanmasını engelleyen bir engelin ortadan kalkması anlamına geliyor; bu adım, anayasa tarihindeki en radikal değişikliklerden biri olarak nitelendirildi.
“Hedefimiz demokratik, sivil, katılımcı bir Anayasa borcumuzu milletimize ödemektir” diyerek konuşmasını sonlandıran Tunç, insan hakları kurumlarının aynı masa etrafında buluşmasının, ortak aklı ve kurumsal iş birliğini güçlendireceğine yürekten inandığını belirtti.
Bu toplantının sonuçlarının sadece bugünkü çalışmalara yön vermekle kalmayıp, “Türkiye’nin insan hakları standartlarını daha ileriye taşıyacak yeni adımların da kapısını aralayacağını” vurguladı.
Konuşmanın sonunda, Bakan Tunç, “Yeni anayasa reformları, ülkemizi sadece bir hukuk devleti olarak değil, aynı zamanda evrensel insan hakları değerlerinin koruyucusu bir toplum haline getirecek” diyerek gelecek vizyonunu net bir şekilde ortaya koydu.