
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun üçüncü toplantısı sona erdi ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, yeni asgari ücretin brüt 33 bin 30 TL, net 28 bin 75 TL olacağını duyurdu. Bu rakam, önceki yılın brüt 26 bin 500 TL seviyesinden %27’lik bir artışı temsil ediyor. Ücret artışı, enflasyonist baskıların hafifletilmesi ve çalışanların reel alım gücünün korunması amacıyla yapıldı.

Mevzuata göre işsizlik maaşı, brüt asgari ücretin %40-%80 arasında değişebiliyor. Yeni brüt rakamla işsizlik maaşı en fazla 26 640 TL seviyesine ulaşabilir. Aynı zamanda rapor parası ve geçici iş göremezlik ödemeleri de yeni asgari ücret üzerinden yeniden hesaplanarak zamlandı.
Stajyerlerin alacağı ücret, net asgari ücretin %30’undan az olamıyor. Yeni net tutar göz önüne alındığında stajyer maaşı 8 421 TL artarak toplam 15 000 TL civarına çıkacak. Bu, genç iş gücünün motivasyonunu artırması hedefiyle uygulanıyor.
GSS primi, daha önce brüt asgari ücretin %6’sı üzerinden hesaplanıyordu. Yeni brüt tutarla aylık GSS primi 1 981 TL seviyesine yükseldi. Bu artış, sağlık hizmetlerine erişimdeki maliyetleri de etkileyebilir.
Asgari ücretin brüt artışıyla birlikte kıdem tazminatının taban tutarı da 33 bin 30 TL olarak belirlendi. Memur maaş katsayısına göre tavan tutar ayrı bir hesaplama ile belirlenecek. Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) kesintisi ise %27 artışla 990,79 TL oldu.
Askerlik ve doğum borçlanma tutarları, günlük brüt asgari ücret üzerinden hesaplanıyor. Bu da günlük 108,5 TL civarında bir artış anlamına geliyor. İsteğe bağlı sigorta primleri de yeni brüt tutara paralel olarak güncellendi.
Uzmanlar, asgari ücretteki bu büyüklükteki artışın enflasyon üzerinde kısa vadeli yukarı yönlü baskı oluşturabileceğini ancak aynı zamanda düşük gelirli hanehalkının satın alma gücünü artırarak iç talebi canlandırabileceğini belirtiyor. İşveren sendikaları ise işçilik maliyetlerindeki artışın özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde kâr marjlarını daraltabileceği konusunda uyarıda bulundu.
2026 yılı asgari ücret düzenlemesi, Türkiye’nin sosyal güvenlik sistemine entegrasyonunu güçlendirmeyi ve gelir dağılımındaki adaletsizliği azaltmayı amaçlıyor. Ancak uygulama sürecindeki detaylar, özellikle işveren maliyetleri ve enflasyon dinamikleri açısından yakından izlenecek.