Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Üyesi Ali İhsan Güçlü, ATO Meclis Salonu’nda düzenlenen “Satın Alma ve Tedarikçi Bilgilendirme Toplantısı”na katılanları, “Kamuda ihtiyaçların yerli üretimle karşılanması, yalnızca kamu kurumları için değil; özel sektör ve tüm tedarik zinciri açısından hayati öneme sahiptir.” şeklindeki vurgusuyla karşıladı. Toplantı, ATO ile Devlet Malzeme Ofisi (DMO) arasındaki iş birliğinin pekiştirilmesi amacıyla organize edildi.

Toplantıya bilişim, mobilya, akaryakıt, ilaç ve tıbbi cihaz gibi geniş bir sektör yelpazesinden firma temsilcileri katıldı; DMO temsilcileri ise satın alma süreçleri, tedarikçi kayıt ve başvuru prosedürleri, elektronik ihale uygulamaları, ürün kabul kriterleri ve güncel düzenlemeler hakkında ayrıntılı bilgiler sundu.
DMO’nun kapsamlı faaliyet alanları arasında bilişim ürünlerinden büro makine ve ekipmanlarına, aydınlatma sistemlerinden tıbbi cihazlara, kağıt‑kırtasiye ürünlerinden akaryakıta kadar çok çeşitli kalemler bulunuyor. Bu geniş yelpaze, kamu kurumlarının farklı ihtiyaçlarını tek bir çatı altında karşılayabilmesini mümkün kılıyor ve tedarik zincirinin şeffaflığını artırıyor.
Ali İhsan Güçlü, Ankaralı firmaların “küresel standartlarda üretim yapıyor ve dünyanın dört bir yanına ihracat gerçekleştiriyor” ifadesiyle, yerli üreticilerin uluslararası arenada ne kadar rekabetçi olduğunu vurguladı. Savunma sanayiinden yazılım ve bilişime, medikalden teksti̇le, mobilyadan makine‑kimyaya kadar birçok sektörde faaliyet gösteren firmaların kamu alımlarında daha etkin rol alması, hem kamu hizmetlerinin kalitesini yükseltecek hem de Ankara’nın üretim gücünün ülke çapında daha görünür olmasını sağlayacak.
DMO Genel Müdürü Şinasi Candan ise, “Devlet Malzeme Ofisi, Cumhuriyetimizin kurumsal hafızasının önemli yapı taşlarından biri olarak güven, şeffaflık ve verimlilik ilkeleriyle hareket etmeye devam ediyor.” diyerek kurumun sürekli yenilenme ve değer üretme misyonunu yineledi. Candan, DMO’nun paydaşlarıyla birlikte oluşturduğu ekosistemin, kamu‑özel sektör iş birliğini derinleştirerek sürdürülebilir bir satın alma modeline dönüşeceğini belirtti.
Toplantının sonunda, katılımcılar kamu‑özel sektör köprülerini güçlendirecek yeni mekanizmalar geliştirme kararı aldılar; bu kapsamda tedarikçi veri tabanının dijitalleştirilmesi, yerli üreticilere öncelikli erişim sağlanması ve Ar‑Ge desteklerinin alımlara entegre edilmesi gibi somut adımlar planlandı. Uzmanlar, bu adımların uzun vadede yerli üretimin rekabet gücünü artıracağını ve Türkiye’nin stratejik bağımsızlığını pekiştireceğini öngörüyor.