
Remziye Horuz (25), Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Mütercim ve Tercümanlık Bölümü 4. sınıf öğrencisi, 2 Aralık’ta doğum günü kutlaması için arkadaşları tarafından yumurtasız olduğu iddia edilen bir pasta aldı. Pasta tüketildikten kısa bir süre sonra şiddetli bir alerjik reaksiyon göstererek hastaneye kaldırıldı.

Yoğun bakımda yapılan tüm müdahalelere rağmen Horuz’un hayatını kaybetmesi, bölge halkında büyük bir üzüntü ve öfke yarattı. Yumurtaya alerjisi olduğu bilinen öğrenci için “yumurtasız” olarak sunulan pastanın içeriği hâlâ tartışma konusuydu.
Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın ardından hızlı bir soruşturma başlattı. İl merkezindeki pastanede çalışan Y.A. (41), F.Y. (32) ve F.Y. (39) adlı şüpheliler gözaltına alındı. Emniyet birimlerinin titiz çalışması sonucunda, şüphelilerin tutuklanması kararı alındı ve adliyeye sevk edilerek tutuklu yargılamaları başladı.
Savcılık, pastanın hazırlanma sürecinde hijyen kurallarının ihlal edilip edilmediğini, ayrıca alerjen bilgisi konusunda tüketiciyi bilgilendirme yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediğini araştırıyor. Şüphelilerin tutuklu yargılanması, benzer vakaların önüne geçmek amacıyla bir uyarı niteliği taşıyor.
Olay günü alınan pasta numunesi, İstanbul İl Tarım Müdürlüğü Laboratuvarı’na gönderildi. Laboratuvar, pastanın içinde yumurta bileşeni olup olmadığını tespit etmek üzere kimyasal ve mikrobiyolojik analizler yürütüyor. İlk bulgulara göre, pastada yumurta proteini tespit edilmiş olabilir, ancak kesin sonuçlar henüz raporlanmadı.
İlgili kurumlar, benzer alerjik risklerin önlenmesi için pastane ve gıda işletmelerine yönelik denetimlerin sıklaştırılacağını ve tüketicilerin alerjen içerikleri hakkında daha şeffaf bilgilendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Soruşturmanın tamamlanmasıyla birlikte, sorumlulara karşı daha ağır cezai yaptırımların uygulanması da gündemde.
Bu trajik olay, Türkiye genelinde alerji hastalarının gıdalara erişiminde karşılaştıkları riskleri yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, alerjen içeren ürünlerin etiketlenmesinin zorunlu kılınması ve işletmelerin bu konuda eğitim almasının hayati önem taşıdığını belirtiyor.
Öte yandan, aileler ve sivil toplum örgütleri, benzer felaketlerin yaşanmaması için yasal düzenlemelerin hızla iyileştirilmesini talep ediyor. Bu kapsamda, ilgili bakanlıkların ve belediyelerin iş birliği içinde yeni güvenlik protokolleri geliştirmesi bekleniyor.