Adana’nın sıcak iklimi, güneş enerjisinin verimli kullanılabilmesi için ideal bir ortam sunuyor. Yüreğir Devlet Hastanesi, 2021 yılında “Kamu Binalarında Enerji Verimliliği Projesi” kapsamında bu potansiyeli değerlendirmek amacıyla başvurdu. Başvurusu onaylanan hastane, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın desteğiyle projeyi hayata geçirdi.
2024 yılı içinde hastanenin çatı ve açık otopark alanına toplam 1914 güneş paneli yerleştirildi. Paneller, hastanenin aydınlatma, iklimlendirme ve bazı kritik tıbbi ekipmanlara elektrik sağlayarak güneş enerjisi santrali (GES) işlevi gördü. Kurulum sonrası sistem, merkezi bir kontrol odasından uzaktan izlenebiliyor ve anlık üretim verileri raporlanıyor.

Yüreğir Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Utkucan Okuducu, projeyle ilgili “Projenin hayata geçirilmesinde acil servis, yoğun bakım, poliklinik ve ameliyathane gibi kritik bölümlerimizde hiçbir aksama yaşatmadık” dedi. Ayrıca, güneş enerjisinin aydınlatma ve soğutma sistemlerine entegrasyonu sayesinde hastane içinde enerji tüketimi belirgin ölçüde azaldı.
Okuducu, “Elektrik faturalarımızda yaklaşık %25 azalma gördük. Aylık 3‑4 milyon TL arasında bir tasarruf sağladık ve bu yıl kamu kasamıza 30 milyon TL’den fazla katkı sağladık” şeklinde konuştu.
Hastane, enerji tasarrufunun yanı sıra yaklaşık %90 dijitalleşme oranına ulaşarak kağıt kullanımını azaltıyor, çevre dostu LED aydınlatmalar ve enerji verimli soğutma sistemleri ile ekolojik ayak izini küçültüyor. Okuducu, “Bu dijital dönüşüm, hem hastane süreçlerini hızlandırıyor hem de doğamızı koruma adına önemli bir adım” diye ekledi.
Projeyle elde edilen başarılar, hastanenin 6. seviye dijital hastane sertifikası almasını da tetikledi. İleriye dönük olarak, enerji üretim kapasitesinin artırılması ve yeni nesil batarya depolama sistemleriyle kesintisiz enerji sağlanması planlanıyor.
Yüreğir örneği, Türkiye genelinde kamu binalarında güneş enerjisi kullanımının yaygınlaşması için bir model oluşturuyor. Hükümet, 2025 hedefi doğrultusunda kamu sektöründe yenilenebilir enerji oranını %30’a çıkarmayı planlarken, bu tür projeler hem ekonomik tasarruf hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik bir rol üstleniyor.