
Meclis’te 11. Yargı Paketi olarak kabul edilen Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu paket içinde yer alan 29. madde, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na geçici bir ekleme yapıyor ve 1 Ocak 2016 tarihinden önceki ödenmemiş Genel Sağlık Sigortası (GSS) primleri ile buna bağlı gecikme cezası ve gecikme zamı alacaklarının tahsilinden tamamen vazgeçilmesini öngörüyor.

Kanun, gelir seviyesi düşük ve bu yüzden primlerini ödeyemeyen, yapılandırma programlarından yararlanamayan ya da yararlanıp da borcunu kapatamayan yaklaşık 1,5 milyon vatandaşı hedef alıyor. Yetkililer, bu kişilerin toplam borç yükünün 3,258 milyar TL civarında olduğunu ve bu rakamın silinmesiyle kamu bütçesine de önemli bir rahatlama sağlanacağını belirtiyor.
GSS, Türkiye’de ikamet eden ve belirli bir gelir seviyesinin üzerinde olan herkes, isteğe bağlı sigortalılar, öğrenci‑çocuk grupları, koruma altındaki çocuklar, yabancı uyruklu vatandaşlar ve işsizlik ödeneği alan kişileri kapsar. Bu geniş çerçeve, toplamda yaklaşık 8 milyon kişinin GSS borcuna sahip olduğunu ortaya koyuyor. Borçlu olan 2 milyondan fazlası kendi ödemesini yaparken, kalan kısmı devlet karşılıyor; yeni düzenleme bu desteği tamamen ortadan kaldırıyor ve borçları silerek doğrudan vatandaşların cebine geçiyor.
GSS primleri son zamanlarda iki kez artırıldı. 21 Kasım’da brüt asgari ücretin %3’ünden %6’ya yükseltilen prim, 780 TL’den 1.560 TL’ye çıktı. Ardından 1 Ocak itibarıyla asgari ücret artışıyla birlikte prim tutarı 1.981 TL seviyesine geldi. Bu artışların ardından gelen borç silme kararının, özellikle düşük gelirli aileler üzerindeki yükü hafifletmesi bekleniyor.
Uzmanlar, bu adımın kredi riski ve kredi temerrüt oranlarını azaltacağı, aynı zamanda sağlık hizmetlerine erişimde eşitsizliği azaltacağı görüşünde. Öte yandan, bütçe üzerindeki etkisinin kısa vadede bir artış yaratabileceği, fakat uzun vadede sağlık harcamalarındaki artışın önlenmesiyle tasarruf sağlayabileceği öngörülüyor.
Yetkililer, bu düzenlemenin başlangıç adımı olduğunu ve ilerleyen dönemlerde benzer sosyal koruma paketlerinin ekonomik krizlere karşı bir tampon görevi görebileceğini vurguluyor. Vatandaşların ise bu fırsatı değerlendirmeleri ve sağlık hizmetlerine daha rahat erişebilmeleri bekleniyor.