Zeytinyağında Lisanslı Depoculuk İhtiyacı: İhracatı Canlandıracak Kritik Çözüm

Zeytinyağında Lisanslı Depoculuk İhtiyacı: İhracatı Canlandıracak Kritik Çözüm
Yayınlama: 12.12.2025
0
A+
A-

Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, zeytinyağı tüketimini artırmak ve ihracatı güçlendirmek amacıyla lisanslı depoculuğun acilen hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Zeytinyağında Lisanslı Depoculuk Neden Gerekiyor?

Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, Türkiye’nin zeytinyağı sektöründeki rekabet gücünü yükseltmek için lisanslı depoculuk sisteminin zorunlu hâle gelmesi gerektiğini belirtti. Uçar, “Üretim artışını iç tüketimle dengeleyemedikçe, stoklarımız bozulur ve değer kaybına uğrar” diyerek sorunun temelini açıkladı.

Türkiye’nin kişi başı zeytinyağı tüketimi sadece 2 kilogram seviyesinde; bu rakam, İspanya, Yunanistan ve İtalya gibi üretici ülkelerin çok gerisinde. Uçar, “Bu farkı kapatmadan, artan rekolteyi dış pazarlara satamazsak, sektörde ciddi bir durgunluk yaşarız” uyarısında bulundu.

Üretim ve İhracat Verileri

Son 20 yılda devlet destekleriyle ülkemizdeki zeytin ağacı sayısı 200 milyonu aşmış, önümüzdeki dönemde 300 milyon hedefleniyor. Balıkesir, özellikle Edremit Körfezi bölgesiyle ülkenin zeytinyağı üretiminde 3. ve 4. sırada yer alıyor; burada 350’ye yakın işletme faaliyet gösteriyor.

TOBB Müşterek Konsey Toplantısı’nda Uçar, 2022/23 sezonunda 421 bin ton üretimin 135 bin tonunu ihraç ederek 765 milyon dolar döviz kazandırdığını, 2023/24 sezonunda 185 bin tonun 75 bin tonunu ihraç edip 505 milyon dolar getirisi olduğunu, 2024/25 sezonunda ise 475 bin tonun 55 bin tonunu ihraç ederek 252 milyon dolar elde ettiklerini açıkladı. Ancak kur dalgalanmaları, uygulama zorlukları ve artan maliyetler nedeniyle yıllık ortalama 250 milyon dolar kayıp yaşandığını vurguladı.

Lisanslı Depoculuğun Getireceği Avantajlar

Lisanslı depoculuk, zeytinyağının kalite kaybını önleyerek saklama süresini uzatır, ürün izlenebilirliğini artırır ve sahtecilik riskini azaltır. Uçar, “Taklit, tağşiş ve sahtecilik hızla artıyor; bu da hem iç piyasayı hem de ihracat güvenilirliğini zedeliyor” diyerek düzenleyici bir çerçevenin önemine değindi.

Uçar’ın Önerileri

Uçar, sektörel paydaşlara şu somut adımları önerdi:

1. İhracat kotası ve fon uygulamalarının revize edilmesi: Dökme ihracat için sezon başında rekolte ve iç tüketim bazlı üst sınırların belirlenmesi.

2. Ambalajlı ürün desteklerinin artırılması: Kg başına devlet desteği, coğrafi işaretli ürünlerin teşviki ve düşük faizli ihracat kredileri.

3. Turquality ve UR‑GE gibi programların zeytinyağına özel kaynak tahsisleri.

4. AB Gümrük Birliği çerçevesinde ihracat kotasının yükseltilmesi: Şu anki 100 tonluk limitin, Tunus’un kotası seviyesine çıkarılması.

5. Ürün Doğrulama ve Takip Sistemi (ÜDTS) güncellenerek tarladan sofraya izlenebilirliğin sağlanması.

6. Etiket yönetmeliğinin değiştirilerek duyusal analiz sonuçlarının ambalajda yer alması.

Bu adımların uygulanması, hem iç tüketimi canlandıracak hem de Türkiye’nin zeytinyağı ihracatını sürdürülebilir bir büyüme yoluna sokacaktır.

Gelecek Vizyonu

Uçar, “Lisansa dayalı depoculuk sistemi, sadece bir lojistik çözüm değil; aynı zamanda markalaşma, kalite güvencesi ve uluslararası rekabet avantajı demektir” diyerek, sektörün uzun vadeli stratejik hedeflerine işaret etti. Lisanslı depoculuk hayata geçerse, Türkiye’nin zeytinyağı ihracatı sadece miktar olarak değil, kalite ve marka değerinde de dünya pazarlarında öncü konuma gelebilir.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.