
Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde yaşayan 33 yaşındaki Muhammet Akosman ve eşi Sevgi Akosman, 9 yıl önce 40 kovanla başladıkları arıcılık serüvenini, akademik bilgi ve yerel gelenekle birleştirerek “Kestane balının diyarı Zonguldak” sloganını uluslararası arenada hak ettiği bir başarıya dönüştürdüler.

Kilimli, Karadeniz’in nemli iklimi ve geniş ormanlarıyla doğal olarak yüksek kaliteli kestane çiçeği kaynaklarına sahip. Bu koşullar, bal arılarının toplayacağı nektarın yoğunluğunu ve prolin gibi besin değeri yüksek amino asit oranlarını artırıyor.
Akosman çifti, 2024 yılında Londra’da düzenlenen World Honey Expo’da “Altın Bal” ödülünü alarak ilk kez dünya çapında tanındı. Bir yıl sonrasında ise Paris’teki International Honey Competition’da aynı ödülü tekrar kazandı. İki yıl peş peşe alınan bu ödüller, Zonguldak kestane balının dünya standartlarının çok üzerinde olduğunu kanıtladı.
“İki sene üst üste altın ödülünü almak, Zonguldak’a bu ödülü getirmek çok güzel. Bizim için çok gurur verici bir olay,” diyor Muhammet Akosman.
Laboratuvar analizleri, Zonguldak kestane balının prolin değerinin 1.500 mg/kg seviyesinin çok üzerinde, bazı örneklerde 1.980 mg/kg’a ulaştığını gösteriyor. Ayrıca diastaz sayısı 45‑50 arası olarak tespit edildi; bu değerler, balın antioksidan kapasitesinin dünyadaki en yüksek seviyelerden biri olduğunu işaret ediyor.
Akosman, balın antioksidan bakımından çok zengin olduğunu ve bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, akciğer ve üst solunum yolu rahatsızlıklarında faydalı olduğunu belirtiyor.
“Yer altı elması kömür, yer üstü elması kestane balıdır” diyerek Zonguldak’ın hem maden hem de tarımsal potansiyeline vurgu yapan Akosman, bu doğal kaynakların bölge ekonomisine eş zamanlı olarak katkı sağlayabileceğini ifade ediyor.
Balda tağşişin yaygın olduğu bir piyasada, Akosman çifti %100 doğal, katkısız ve tahribsiz ürün sunmayı hedefliyor. “Balın tahlil raporlarını yakından takip ediyor, prolin ve diastaz gibi kritik göstergelere odaklanıyoruz” diyor Muhammet.
Üretilen bal, sabah aç karnına bir kaşık tüketildiğinde sağlık faydaları sağladığı için “sabahlık” olarak da pazarlanmaktadır.
Sevgi Akosman, “Arının içerisindeyiz, kestane balı üretimi bizim tutkumuz. Antioksidan etkisi ve bağışıklık artırıcı özelliği sayesinde balımızı tüm dünyaya tavsiye ediyoruz” şeklinde konuştu. Ayrıca kadın üreticilere arıcılığı önererek, sektörde cinsiyet eşitliğinin önemine dikkat çekti.
Akosman çifti, Zonguldak kestane balını ulusal ve uluslararası pazarlarda marka hâline getirmeyi, ihracat hacmini artırarak bölge ekonomisine katkı sağlamayı ve genç nesillere modern arıcılık eğitimleri sunmayı hedefliyor. Türkiye Arıcılık Federasyonu ile iş birliği yaparak, bölgedeki diğer arıcıları da kalite standartlarına yönlendirmeyi planlıyor.
Bu başarı, Zonguldak’ın sadece kömürle değil, aynı zamanda doğa ürünleriyle de dünya çapında tanınabileceğinin bir göstergesi olarak sektörde yeni bir ivme yaratıyor.