
14 Aralık 2022 tarihinde Çatalağzı beldesinde, ortaokul öğrencisi Büşra Akın (16) ve 18 öğrenci, servis aracının kontrolsüz bir şekilde devrilmesi sonucu kazaya karıştı. Kazada Büşra’nın yanı sıra sürücü Fikret B. ve diğer beş öğrenci de yaralandı. Olay, bölgedeki yol koşulları ve güvenlik önlemlerinin yetersizliği üzerine uzun süredir gelen şikayetlerin göz ardı edilmesiyle ilişkilendirildi.

Zonguldak 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, Cumhuriyet Savcısı, 6 kamu görevlisine toplam 3 yıl 6 aya kadar ayrı ayrı hapis cezası talep etti. Mahkemede sanık M.S. ve diğer beş sanığın avukatları, Büşra’nın ailesi, yaralı öğrenciler ve tanıklar hazır bulundu. Savcının talebinde, görevlerini kötüye kullanarak ihmal ve belge sahteciliği yapan kişilerin “zincirleme suç” kapsamında yargılanması gerektiği vurgulandı.
“Sanıklar, ihmal göstererek yıllardır yapılan şikayetleri göz ardı ederek kazanın meydana gelmesinde başlıca etken olmuşlardır” denildi.
Büşra Akın’ın babası Yücel Akın, bilirkişi raporlarına itiraz ederek, raporların sanıkların sorumluluğunu göz ardı ettiğini ve “gerçek dışı” belge düzenlendiğini belirtti. “Kaza tarihinden önce servis aracının kontrolünü yapan sanıklar yönünden usule aykırı ve sahte belge düzenlendi” şeklinde bir dilekçe sundu.
Anne Oya Akın ise duygusal bir açıklama yaparak, “Kızımın mezuniyet gururunu yaşayamadık” dedi ve sorumluların cezalandırılmasını ısrarla talep etti.
Sanık Mustafa S., ihale ve araç denetimine ilişkin görevinin olmadığını, bu nedenle sorumluluğun kendisine ait olmadığını savundu. Ayrıca beraat talebinde bulundu.
Savcı, Mustafa Y., Mustafa S., Kadir B., Ender B., Emre K. ve Mehmet K. hakkında görevlerini kötüye kullanma ve belge sahteciliği suçlarından ayrı ayrı 3 yıl 6 aya kadar hapis istemekte. Ayrıca, sürücü belgesi süresi dolmuş ve periyodik muayenesi yapılmamış araçla öğrenci taşınmasının da ihlal olduğu vurgulandı.
Karayolları Şefi Serkan A.’nın ise görevini kötüye kullanmadığı ve beraat talebinin olduğu belirtildi. Ancak, diğer sanıkların zincirleme suç kapsamında yargılanması için “görevi kötüye kullanma” ve “belge sahteciliği” suçları açıkça öne sürüldü.
Bu dava, okul servisi güvenliği, kamu görevlilerinin denetim yükümlülükleri ve şikayetlerin etkili bir şekilde değerlendirilmesi konularında ülke genelinde tartışma başlattı. Uzmanlar, benzer kazaların önüne geçmek için yol altyapısının iyileştirilmesi, oto‑korkulukların zorunlu kılınması ve düzenli araç denetimlerinin artırılması gerektiğini belirtiyor.
Mahkemenin verilecek kararı, kamu görevlilerinin sorumluluk bilincinin artırılmasında ve benzer trajedilerin tekrar etmemesinde kritik bir rol oynayacak.